İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü:Öğe,
    Yapay zekâ, otomasyon ve siyasal iletişim
    (Eğitim Yayınevi, 2026) Kara, Çağrı
    .
  • Öğe Türü:Öğe,
    Strategic management of university-industry partnerships in emerging tech hubs: A comparative analysis of techno park management strategies in Istanbul and Astana
    (Red & River Publications, 2026) Gökmen, Ahmet Münir
    This study compares the governance, policy support, and performance outcomes of two leading technoparks in emerging economies—ITU ARI Teknokent (Türkiye) and Astana Hub (Kazakhstan)—over 2015–2024. Using official technopark reports, ministry indicators, and intellectual-property statistics, we compile a panel of annual indicators (active firms, patent activity, R&D expenditure, investment, exports) and apply descriptive analysis, correlation matrices, ordinary least squares regressions, and compound annual growth rates (CAGR). We find complementary strengths: ITU ARI exhibits depth in research-intensive firm creation and employment, while Astana Hub shows rapid scale up and international market orientation. Export performance is positively associated with R&D expenditure in the Astana Hub sample, while new-firm formation is more tightly linked to job creation at ITU ARI. Governance and policy design implications for technoparks in middle income contexts are discussed.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Devletçilik dönemi tütün politikasının belirlenmesinde Birinci ve İkinci Tütün Kongreleri
    (Hacettepe Üniversitesi, 2026) Tuna, Pınar
    Osmanlı Devleti’nde tütün, önemli bir üretim ve ihracat kalemi olmuş ve özellikle 19. yüzyılda tütün üzerinde devlet etkisi artmaya başlamıştır. Ancak dış borçlanmanın da yol açtığı sorunlar nedeniyle ülke ekonomisi giderek bozulmuş ve 1881 yılında yayımlanan Muharrem Kararnamesi ile tütün inhisarı geliri yeni kurulan Düyun-u Umumiye İdaresi’ne bırakılmıştır. Düyun-u Umumiye İdaresi ile Osmanlı hükûmetinin anlaşması üzerine tütün inhisarı geliri 1883’te kurulan Reji İdaresi’ne verilmiştir. Reji İdaresi tütüne yönelik bazı olumlu kararlar almışsa da üreticilerin şikâyetlerine yol açan uygulamalarda da bulunmuştur. Bu açıdan Osmanlı’dan Cumhuriyet’e bağımsız ve sağlıklı bir şekilde işleyen bir tütün politikası devredilememiştir. Bu nedenle Cumhuriyet döneminde, tütün üretimini düzenlemeye yönelik çeşitli kararlar alınmıştır. Bu bağlamda 1925 yılında Reji İdaresi’ne son verilip tütün devlet tekeline alınmış birlikte 1929 Dünya Ekonomik Krizi tütün sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Krizin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini gidermek için 1931 yılında kabul edilen devletçilik ilkesi, tütün sektöründe de devlet etkisinin artması sonucunu doğurmuştur. Devletçilik politikasının tütün üzerindeki en somut etkisi Ankara’da gerçekleştirilen iki Tütün Kongresi’yle ortaya çıkmıştır. Bu dönemde 1-5 Şubat 1932 tarihleri arasında Birinci Tütün Kongresi düzenlenmiş, ancak bu kongre sonrasında tütüne yönelik sorunların çözülememesi üzerine 15-18 Nisan 1934 tarihleri arasında İkinci Tütün Kongresi toplanmıştır. İlkine göre çok daha planlı ve kapsamlı olan bu kongre sonrasında, tütün politikasına dair somut ve kalıcı önlemler alınmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, devletçilik döneminde düzenlenen iki Tütün Kongresi’nin, 1930’lardaki tütün politikasının belirlenmesine yönelik etkileri incelenmiştir.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Türk kamuoyunda Uluslararası Üniversiteler Birliği ikinci genel konferansı (İstanbul, 19-23 Eylül 1955)
    (Pamukkale Üniversitesi, 2026) Tuna, Pınar
    Dünya üniversiteleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi amacını taşıyan Uluslararası Üniversiteler Birliği’ne yönelik ilk somut adım, 1948 yılında, Türkiye’nin de yer aldığı bazı Avrupa ve Amerika üniversitelerinin temsilcilerinin Utrecht’te yaptıkları hazırlık toplantısıyla atılmıştır. Ardından Uluslararası Üniversiteler Birliği, 1950 yılında Nice’te gerçekleştirilen ilk konferans sırasında kurulmuştur. Bu konferansta seçilen 14 kişilik Yönetim Kurulu’nda Türkiye’den de üye bulunmaktaydı. Ayrıca bu konferans sırasında birliğin ikinci genel konferansının Türkiye’de yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda, Uluslararası Üniversiteler Birliği İkinci Genel Konferansı 19-23 Eylül 1955 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Konferans öncesinde oluşturulan bir komite aracılığıyla gerekli hazırlıklar yürütülmüştür. 19 Eylül 1955’te açılan konferansa 41 ülkeye mensup üniversite delegesi katılmıştır. Konferansta Türkiye’yi o gün faaliyette bulunan İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi rektörleri temsil etmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen oturumlarda üç ana başlık üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda öğretmenlerin, doğa bilimleri araştırmacılarının ve ulusal yaşamı idare edenlerin yetiştirilmesinde üniversitelerin etkisi tartışılmıştır. Bu konular, oluşturulan üç komisyonda görüşülmüş, ardından komisyonların hazırladıkları raporlar son oturumda toplu bir şekilde ele alınmış ve bir sonraki konferansın Meksika’da yapılmasına karar verilmiştir. Son oturumda ayrıca, Uluslararası Üniversiteler Birliği başkanı ile Yönetim Kurulu seçimleri yapılmış ve Türk üyeler Yönetim Kurulu’nda yer almaya devam etmişlerdir. Oturumlar sırasında öne çıkan konular içerisinde, üniversite özerkliği de yer almıştır. Bu konu, o sırada Demokrat Parti ile üniversiteler arasında yaşanan gerginliğin etkisiyle, Türk kamuoyunda da önemli ölçüde tartışılmıştır. Bu açıdan söz konusu konferans, Türk üniversitelerinin dünya üniversiteleriyle iş birliği sağlamaları açısından bir adım teşkil etmiş, Uluslararası Üniversiteler Birliği’nin Türkiye’ye verdiği değeri göstermiş ve üniversite özerkliğinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu çalışmada, Uluslararası Üniversiteler Birliği İkinci Genel Konferansı’nın faaliyetleri ağırlıklı olarak birinci el kaynaklar ışığında incelenmiştir.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Beyond motor impairment somatosensory function and body awareness as contributors to activity, participation and quality of life in children with cerebral palsy
    (Springer Nature, 2026) Fidan Yeniyurt, Hande; Günel, Mintaze Kerem
    Hemiplegic Cerebral Palsy (CP) in childhood is characterized not only by motor deficits but also by accompanying sensory and perceptual impairments. Despite the recognized importance of somatosensory functions and body awareness, their associations with activity, participation, and quality of life remain relatively unexplored within an ICF-oriented framework. This study aimed to investigate the associations between somatosensory functions, body awareness, and functional outcomes, including activity performance, participation, and quality of life, in school-aged children with hemiplegic CP. This cross-sectional study included 43 children with hemiplegic CP aged between 6 and 17 (12.65 ± 3.74) years. Somatosensory functions were assessed using the Semmes–Weinstein Monofilament Test for tactile perception, two-point discrimination with a calibrated esthesiometer, vibration perception with a tuning fork, proprioception with a goniometer, and stereognosis using standardized everyday objects. Body awareness was evaluated using a multisensory afferent model-based assessment including body schema, structural body representation, and body image tasks. Activity was assessed using the Pediatric Evaluation of Disability Inventory Computer Adaptive Test (PEDI-CAT), participation using the Child Adolescent Scale of Participation (CASP), and quality of life using the KIDSCREEN-27. Following Holm correction, vibration perception, foot stereognosis, and body awareness were significantly associated with multiple PEDI-CAT domains (ρ = 0.372–0.514, p < 0.05). Body awareness demonstrated the strongest and most consistent associations with CASP participation domains (ρ = 0.362–0.697, p < 0.05), while vibration perception was also significantly associated with school participation (ρ = 0.400–0.404, p < 0.05). For KIDSCREEN-27, two-point discrimination, proprioception, and stereognosis were significantly associated with physical activities and health domain (ρ =  − 0.453–0.443, p < 0.05). Body awareness and stereognosis were the somatosensory variables most consistently associated with activity, participation, and quality of life in school-aged children with hemiplegic CP. These findings suggest that higher-order sensory-perceptual functions may play a meaningful role in daily life functioning and may represent important targets for comprehensive rehabilitation strategies.