Yetişkinlerde obsesif inanışlar, düşünce-eylem kaynaşması, sorumluluk tutumları ve üstbiliş arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Bu araştırmanın amacı, yetişkinlerde obsesif inanışlar, düşünce–eylem kaynaşması, sorumluluk tutumları ve üstbilişsel inanışlar arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Bu doğrultuda, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) belirtilerinin bilişsel ve üstbilişsel süreçler bağlamında daha iyi anlaşılması hedeflenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırma örneklemini yaşları 18–50 arasında değişen, 258'i kadın (%55) ve 211'i erkek (%45) olmak üzere toplam 469 yetişkin katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde Demografik Bilgi Formu, Obsesif İnanışlar Ölçeği (OİÖ-44), Üstbiliş Ölçeği (ÜBÖ-30), Düşünce–Eylem Kaynaşması Ölçeği (DEKÖ), Sorumluluk Tutumları Ölçeği (STÖ) ve Beyaz Ayı Düşünceleri Bastırma Envanteri (BADBE) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmış; normallik analizleri, Pearson korelasyon analizleri, bağımsız örneklem t-testleri ve tek yönlü varyans analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulguları, obsesif inanışlar ile düşünce–eylem kaynaşması arasında pozitif yönlü ve yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Ayrıca obsesif inanışların üstbilişsel inanışlar ve sorumluluk tutumları ile pozitif yönlü ve yüksek düzeyde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Benzer biçimde düşünce–eylem kaynaşması ile üstbilişsel inanışlar ve sorumluluk tutumları arasında da anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sosyodemografik değişkenler açısından yapılan analizlerde, obsesif inanışların bazı alt boyutlarının yaş ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği, cinsiyet ve çalışma durumuna göre ise anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ayrıca düşünce bastırma eğiliminin obsesif inanışlar ve üstbilişsel süreçlerle anlamlı ilişkiler sergilediği görülmüştür. Elde edilen bulgular, obsesif inanışlar, düşünce–eylem kaynaşması, sorumluluk tutumları ve üstbilişsel inanışların birbiriyle ilişkili bilişsel ve üstbilişsel süreçler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, OKB'nin bilişsel ve üstbilişsel kuramsal modelleriyle uyumlu olup, obsesif süreçlerin anlaşılmasında söz konusu değişkenlerin birlikte ele alınmasının önemine işaret etmektedir. Ayrıca elde edilen bulguların, klinik değerlendirme ve müdahale süreçlerinde bilişsel ve üstbilişsel yapıların bütüncül biçimde ele alınmasına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Obsesif inanışlar, düşünce-eylem kaynaşması, üstbiliş, sorumluluk tutumları, obsesif-kompulsif bozukluk
The aim of this study is to examine the relationships among obsessive beliefs, thought–action fusion, responsibility attitudes, and metacognitive beliefs in adults. In this context, the study seeks to contribute to a better understanding of obsessive–compulsive disorder (OCD) symptoms within the framework of cognitive and metacognitive processes. The research was conducted using a relational survey model. The sample consisted of 469 adult participants between the ages of 18 and 50, including 258 females (55%) and 211 males (45%). Data were collected using the Demographic Information Form, the Obsessive Beliefs Questionnaire (OBQ-44), the Metacognitions Questionnaire (MCQ-30), the Thought–Action Fusion Scale (TAFS), the Responsibility Attitudes Scale (RAS), and the White Bear Suppression Inventory (WBSI). Data analyses were performed using SPSS software, including normality tests, Pearson correlation analyses, independent samples t-tests, and one-way analysis of variance (ANOVA). The findings revealed significant and positive relationships between obsessive beliefs and thought–action fusion at a high level. Additionally, obsessive beliefs were found to be positively and strongly associated with metacognitive beliefs and responsibility attitudes. Similarly, significant relationships were identified between thought–action fusion and both metacognitive beliefs and responsibility attitudes. Analyses based on sociodemographic variables indicated that certain subdimensions of obsessive beliefs differed significantly according to age and education level, whereas no significant differences were found in relation to gender or employment status. Furthermore, the tendency to suppress thoughts was found to be significantly associated with obsessive beliefs and metacognitive processes. Overall, the findings indicate that obsessive beliefs, thought–action fusion, responsibility attitudes, and metacognitive beliefs represent interrelated cognitive and metacognitive processes. These results are consistent with cognitive and metacognitive models of OCD and underscore the importance of addressing these variables collectively in understanding obsessive processes. Moreover, the findings suggest that integrating cognitive and metacognitive structures in clinical assessment and intervention may contribute to a more comprehensive understanding and treatment of obsessive phenomena. Keywords: Obsessive beliefs, thought–action fusion, responsibility attitudes, metacognition, obsessive–compulsive disorder










