İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü:Öğe,
    An investigation into the relationship between screen time and kinesiophobia, pain belief, neck disability and fatigue among university students
    (İstanbul Kent Üniversitesi, 2026) Demircan, Emine Nur; Dinç, Biray Gökde; Temurçin, Zelal Şevval
    With increasing digitalisation, daily screen time among university students has significantly increased. Prolonged screen use may negatively affect physical functioning through digital fatigue, avoidance of movement behaviours, and negative beliefs about pain. The aim of this study is to examine the relationships between daily screen time and kinesiophobia, pain beliefs, neck disability, and digital fatigue among university students. This study was conducted using a quantitative, descriptive, and correlational design. A total of 140 university students participated in the study. Data were collected using an online questionnaire; the Kinesiophobia Causes Scale, Pain Beliefs Scale, Neck Disability Index, and Digital Fatigue Scale were used for assessment. Daily screen time was positively associated with digital fatigue (r = 0.242, p = 0.004). No significant associations were found between screen time and kinesiophobia (r = 0.077, p = 0.365), pain beliefs (r = -0.081, p = 0.345), or neck disability (r = 0.151, p = 0.076). Kinesiophobia showed significant associations with neck disability (r = 0.537, p < 0.001) and digital fatigue (r = 0.505, p < 0.001), but not with pain beliefs (r = -0.096, p = 0.261). Pain beliefs were significantly associated with digital fatigue (r = -0.198, p = 0.020), but not with neck disability (r = -0.013, p = 0.879). A significant positive association was found between neck disability and digital fatigue (r = 0.581, p < 0.001). The findings suggest that screen time, rather than explaining physical complaints independently, is primarily associated with digital fatigue. Kinesiophobia and neck disability demonstrate strong inter correlations, highlighting the role of psychological factors in functional limitations. The findings of this correlational study indicate that digital fatigue is a fundamental concern among university students in relation to screen time, and that kinesiophobia and neck disability may have significant effects on physical functioning. In protective and preventive approaches, it is recommended that individuals' perceptions of movement, fatigue levels, and neck disability be addressed holistically, alongside screen time.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Ağız sağlığı ve polifenoller
    (Marmara University, 2026) Biçim, Gökhan; Yalçın, Ahmet Süha
    Ağız sağlığı, bireyin genel sağlığının ayrılmaz bir parçası olup lokal bir durum olmanın ötesinde, tüm vücut sağlığı üzerinde de önemli etkilere sahiptir. Son yıllarda, başta polifenoller olmak üzere bitkisel kaynaklı biyoaktif bileşiklerin, sağlık üzerindeki potansiyel faydaları bilimsel araştırmaların odağı haline gelmiştir. Bu bileşiklerin sahip oldukları antioksidan, anti-inflamatuar ve antimikrobiyal özellikler dikkat çekmektedir. Böylece bu doğal maddeler ağız sağlığı alanında geleneksel tedavi yöntemlerine yardımcı olarak ağız içi dengeyi destekleme ve hastalıkları önleme potansiyeli taşımaktadır. Polifenollerin sağlık üzerindeki büyük potansiyeline rağmen, klinik uygulamalarda kullanımını sınırlayan önemli bir faktör biyoyararlanımlarının düşük olmasıdır. Polifenoller, oral mikrobiyotayı modüle etme, inflamasyonu ve oksidatif stresi azaltma, diş yüzeyi etkileşimlerini iyileştirme gibi çok yönlü etki mekanizmalarına sahiptirler. Periodontal hastalıkların, diş çürüklerinin ve diğer yaygın oral rahatsızlıkların önlenmesi ve yönetiminde polifenollerin geleneksel tedavilere yardımcı ajan olarak kullanımları umut vadetmektedir. Mevcut bulgular umut verici olmakla birlikte, polifenollerin ağız sağlığı üzerindeki etkilerini tam olarak anlamak ve klinik uygulamalara entegre etmek için daha fazla randomize klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Önümüzdeki yıllarda, polifenollerin ağız sağlığı üzerindeki spesifik etkilerinin daha derinlemesine incelenmesi kişiselleştirilmiş beslenme ve tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine de olanak tanıyacaktır.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı ve Türkiye'nin tutumu: Uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler perspektiflerinden çok boyutlu bir analiz
    (Milli Savunma Üniversitesi, 2026) Özer, Çağlar
    Bu çalışma, Rusya Federasyonu’nun 2014 yılında gerçekleştirdiği Kırım ilhakını uluslararası hukuk perspektifinden incelemekte, Türkiye’nin bu meseleye yaklaşımını teorik, tarihsel ve jeopolitik boyutlarıyla ele almaktadır. Çalışma, mevcut literatürdeki üç temel eksikliği gidermek üzere kurgulanmıştır: Teorik derinlik yetersizliği, Türkçe tarihsel kaynakların göz ardı edilmesi ve Türkiye’nin tutumunu tek değişkenli salt çıkar odaklı bir mercekten okumanın analitik yetersizliği. Araştırma, Savunmacı Neorealizm (Waltz, 1979) ile Konstrüktivizmi (Wendt, 1999) harmanlayan eklektik bir teorik çerçeve ve Türkiye’nin jeostratejik konumunu Davutoğlu’nun (2001) Stratejik Derinlik perspektifinden kavramsallaştıran niteliksel bir analiz yöntemi benimsemektedir. Temel bulgular şu üç önermeyi doğrulamaktadır: (1) İlhak, BM Şartı’nı, Budapeşte Mutabakatı’nı ve örf-adet uluslararası hukukunu çiğnemektedir; (2) Türkiye’nin tanımama tutumu, salt güç hesabına değil, Kırım Tatarları ile kurulan kimlik bağına ve Montrö Sözleşmesi kapsamındaki stratejik konuma da dayanmaktadır ve (3) bu tutum ne tam uygulama ne de zımni kabul olarak sınıflandırılabilecek, bağımsız bir stratejik özerklik modelini temsil etmektedir.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Zihin-beden bütünlüğü ile destekleyici bir yaklaşım: Riskli gebeliklerde mindfulness uygulamaları
    (İstanbul Kent Üniversitesi, 2026) Dağlar, Özge Şiir
    Mindfulness, bireyin dikkatini yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklamasını sağlayan bir farkındalık yaklaşımı olup, son yıllarda kadın sağlığı ve perinatoloji alanında önemli bir uygulama alanı bulmuştur. Riskli gebeliklerde zihin-beden bütünlüğünü destekleyen mindfulness temelli uygulamaların hem fizyolojik hem de psikolojik iyileşmelere katkı sağladığı güncel literatürde geniş biçimde gösterilmektedir. Mindfulness programlarının gebelikte hipertansiyon, gestasyonel diyabet, erken doğum tehdidi ve psikolojik sorunlar vb. durumlarda olumlu etkileri olduğu bildirilmiştir. Obstetrik sonuçlar açısından da mindfulness uygulamalarının koruyucu etkileri dikkat çekmektedir. Sonuç olarak, mindfulness temelli yaklaşımlar riskli gebeliklerde hem maternal ruh sağlığı hem de obstetrik ve neonatal sonuçlar üzerinde birçok fayda sağlamaktadır.
  • Öğe Türü:Öğe,
    Menarchal status as an indicator of mandibular second molar maturation in female adolescents
    (Springer Nature, 2026) Altundal, Gizem; Karaca, Ebru; Uzun, Erva; Biren, Sibel
    Background: Menarchal status is a key pubertal milestone in females, yet its relationship with dental maturation has not been adequately explored using multivariate approaches. This study aimed to evaluate the association between menarchal status and mandibular second molar calcification stages in female adolescents, and to determine whether menarchal status is associated with dental maturation after controlling for chronological age and vertical facial pattern. Methods: This retrospective cross-sectional study included 180 Turkish female patients aged 9-16 years, equally distributed into three groups: pre-menarche (n = 60), early post-menarche (0-1 year, n = 60), and late post-menarche (> 1 year, n = 60). Mandibular second molar calcification was assessed using the Demirjian index (stages D-H). Chronological age across groups was compared using the Kruskal-Wallis test with Dunn post-hoc comparisons. Demirjian stages were analysed using the Kruskal-Wallis test with post-hoc comparisons, Spearman correlation, and ordinal logistic regression analysis controlling for vertical facial pattern (α = 0.05). Results: Demirjian stage distribution differed significantly across menarchal groups (H = 110.49, p < 0.001), with median stages progressing from E to G to H. Menarchal status showed a strong positive correlation with dental maturation (ρ = 0.785, p < 0.001). In multivariate analysis, menarchal status was significantly associated with Demirjian stage (OR = 26.82, 95% CI: 13.66-52.68, p < 0.001); however, the magnitude of this effect partly reflects the equal-group design, and model fit was comparable to that of chronological age (AIC: 377.3 vs. 379.6). Conclusions: Menarchal status is strongly associated with mandibular second molar maturation, with model fit comparable to chronological age. These findings suggest that menarchal history may serve as a clinically accessible, non-invasive biological marker to complement dental maturation assessment in orthodontic treatment planning.