İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü:Öğe, Sağlık kurumlarında sürdürülebilir inovasyon kültürü oluşturma stratejileri: İstanbul ili bir özel hastane örneği(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 24/06/2025) Tahmazov, AzarBu araştırmada, İstanbul'da faaliyet gösteren bir özel hastanede çalışanların inovasyon kültürü algıları ile demografik özellikleri ve inovasyon kültürünün alt boyutları arasındaki ilişkiler kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, sağlık kurumlarında inovasyon kültürünün nasıl algılandığını, hangi faktörlerden etkilendiğini ve bu kültürün geliştirilmesine yönelik stratejilerin belirlenmesine katkı sağlamaktır. Araştırmanın evrenini, ilgili hastanenin tüm çalışanları oluşturmuş; örneklem ise tabakalı örnekleme yöntemiyle farklı meslek gruplarından seçilen 150 kişiden oluşmuştur. Katılımcıların yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek grubu, toplam çalışma süresi, kurumda çalışma süresi ve inovasyon eğitimi alma durumları analiz edilmiştir. Araştırmada, veri toplama aracı olarak AKSAY (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan İnovasyon Kültürü Ölçeği ve demografik bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Faktör analizi sonuçları, ölçeğin yedi alt boyuttan oluştuğunu ve toplam varyansın %68,4'ünü açıkladığını göstermiştir. Korelasyon analizi bulguları, inovasyon kültürünün tüm alt boyutları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Çoklu doğrusal regresyon analizi ise, özellikle yenilikçilik uygulamaları ve örgütsel katılım boyutlarının inovasyon kültürü üzerinde en güçlü etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda, cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek grubu, toplam çalışma süresi ve kurumda çalışma süresi gibi demografik değişkenlerin inovasyon kültürü puanları üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Buna karşılık, inovasyon eğitimi alan çalışanların inovasyon kültürü puanlarının, eğitim almayanlara göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Bu bulgular, sağlık kurumlarında inovasyon kültürünün geliştirilmesinde eğitim ve kurumsal destek mekanizmalarının önemini vurgulamaktadır. Araştırmanın bulguları, sağlık sektöründe sürdürülebilir inovasyon kültürünün oluşturulmasına yönelik uygulamalara ve yönetsel kararlara ışık tutmaktadır.Öğe Türü:Öğe, Otel işletmelerinde duygusal emek ve iş tatmini ilişkisi: İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı oteller üzerine bir araştırma(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 24/06/2025) Rakhımov, AlısherBu araştırmada, İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan personelin duygusal emek düzeyleri ile iş tatmini arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'daki çeşitli otellerde çalışan 200 personel oluşturmuştur. Veriler anket yöntemiyle toplanmış ve SPSS programı ile analiz edilmiştir. Bulgular, cinsiyetin duygusal emek ve iş tatmini üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığını, beş yıldızlı otellerde çalışanların yüzeysel davranış düzeylerinin daha yüksek olduğunu, evli ve genç çalışanların iş tatmininin daha yüksek olduğunu ve eğitim düzeyi arttıkça iş tatmininin yükseldiğini göstermiştir. Ayrıca, yüzeysel davranışın iş tatmini üzerinde negatif, derin ve doğal davranışın ise pozitif etkileri olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, otelcilik sektöründe çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik uygulamalara katkı sağlamaktadır.Öğe Türü:Öğe, Aşırı izleme bağımlılığının psikolojik sağlamlık ve yaşam memnuniyeti üzerindeki etkisi: yetişkin bireyler üzerinde bir araştırma(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 02/07/2025) Jafarlı, AytajMevcut araştırma, aşırı izleme bağımlılığının bireylerin psikolojik sağlamlık ve yaşam memnuniyeti üzerindeki etkilerini demografik değişkenler bağlamında incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma kapsamında, 443 katılımcıdan elde edilen veriler, tanımlayıcı istatistikler, normallik testleri, varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri gibi çeşitli istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, 18-24 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin aşırı izleme bağımlılığı düzeylerinin diğer yaş gruplarına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğunu ve bu grubun psikolojik sağlamlık puanlarının daha düşük seyrettiğini ortaya koymuştur. Cinsiyet değişkeni açısından incelendiğinde, kadın katılımcıların aşırı izleme bağımlılığı puanlarının erkek katılımcılara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizleri sonucunda, aşırı izleme bağımlılığının psikolojik sağlamlık (R² = 0.097, p < 0.05) ve yaşam memnuniyeti (R² = 0.082, p < 0.05) üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir yordayıcı olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, aşırı izleme davranışının bireylerin psikolojik sağlık göstergeleri üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve bu etkilerin demografik özelliklere göre farklılaştığını göstermektedir. Ayrıca, sosyoekonomik değişkenler incelendiğinde, eğitim ve gelir düzeyi yüksek olan bireylerin psikolojik sağlamlık ve yaşam memnuniyeti puanlarının da anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu araştırma, dijital medya tüketiminin bireylerin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik literatüre önemli katkılar sunmakta ve risk altındaki popülasyonlara yönelik farkındalık ve müdahale programlarının geliştirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktaÖğe Türü:Öğe, Sağlık alanında öğrenim gören lisans öğrencilerinin ekonomi okur yazarlıklarının karşılaştırıldığı bir araştırma: İstanbul ili örneği(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 21/08/2025) Valıyev, JamaladdınBu araştırmanın amacı, Türkiye'de sağlık bilimleri lisans öğrencilerinin ekonomi okuryazarlığı düzeylerini belirlemek ve çeşitli demografik değişkenlere göre farklılıklarını incelemektir. Çalışma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında İstanbul'daki devlet ve vakıf üniversitelerinde öğrenim gören 412 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Gerek ve Kurt (2011) tarafından geliştirilen "Ekonomi Okuryazarlığı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Analizde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve korelasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin genel ekonomi okuryazarlığı düzeyi orta seviyede bulunmuştur (X̄=119.92). Erkek öğrencilerin puanları kadınlara göre, ileri yaş grubunun puanları gençlere göre, üst sınıf öğrencilerinin puanları ise alt sınıflara göre anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca vakıf üniversiteleri öğrencilerinin puanları devlet üniversiteleri öğrencilerinden, finans/economi dersi alanların puanları ders almayanlardan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır. Ölçeğin alt boyutları arasında güçlü ve pozitif korelasyonlar saptanmıştır. Sonuç olarak sağlık öğrencilerinin finansal okuryazarlık bilgilerinin yetersiz, ancak gelişime açık olduğu görülmüştür. Bulgular, müfredatlara finansal eğitim içeriklerinin dahil edilmesi ve öğrencilere yönelik erken dönem finansal farkındalık programlarının geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir.Öğe Türü:Öğe, Kişisel verilerin korunmasına yönelik kurumsal farkındalık ile çalışanların güven düzeyi arasındaki ilişki: Bir araştırma(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 16/09/2025) Baybalı, MuratBu araştırma, kişisel verilerin korunmasına yönelik kurumsal farkındalık düzeyinin çalışanların kuruma duyduğu güven üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'da faaliyet gösteren bir kamu kurumunda çalışan 250 personel oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, kişisel verilerin korunmasına yönelik kurumsal farkındalık ve çalışanların güven düzeyini ölçen anketler kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kişisel verilerin korunmasına yönelik kurumsal farkındalık ile çalışanların güven düzeyi arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (r = 0,62, p < 0,01). Regresyon analizi, kurumsal farkındalığın çalışanların güven düzeyindeki varyansın %38'ini açıkladığını göstermiştir (R² = 0,38). Ayrıca, yaş, eğitim düzeyi, kurumda çalışma süresi ve kişisel verilerin korunması eğitimi alma durumu gibi demografik değişkenlerin hem kurumsal farkındalık hem de güven düzeyi üzerinde anlamlı etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular, kurumların kişisel verilerin korunmasına yönelik farkındalık düzeylerini artırmalarının, çalışanların güven düzeyini olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Kurumların veri koruma politikalarını güçlendirmeleri ve çalışanlarına yönelik düzenli eğitim programları düzenlemeleri, çalışanların güven düzeyini artırmada etkili olabilir.


















