İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü:Öğe, Üniversite öğrencilerinde içe vuruk öfke ifade tarzı, beklenti anksiyetesi ve depresyon arasındaki ilişkiler(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 20/06/2023) Tığlı, Ali TarıkBu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde depresyon, beklenti anksiyetesi ve içe vuruk öfke ifade tarzı arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu kapsamda depresyon ve beklenti anksiyetesi semptomlarının içe vuruk öfke ifade tarzı üzerinde bir değişikliğe sebep olup olmadığı, öte yandan öfke ifade tarzının bu iki semptomla nasıl ilişkili olduğu araştırılmıştır. Bu araştırma nicel yöntemlerden ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni Türkiye'de lisans ve lisansüstü öğrenim gören üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmaya uygun örnekleme yöntemiyle 402 kişi katılmıştır. Bu araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, Boratav Depresyon Tarama Ölçeği (Bordepta), Öfke İfade Tarzı Ölçeği (Öfke-Tarz) ve Yaşamboyu Panik Agarofobi Spektrum Ölçeği (PASÖ-ÖB) kullanılmıştır. Verilerin analiz sürecinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Pearson Korelasyon Analizi, Tek Yönlü Gruplar Arası Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Gruplar T-Testi, Regresyon Analizi ve Tukey Analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre cinsiyet temelinde karşılaştırılan gruplar arasında depresyon ve beklenti anksiyetesi arasında anlamlı fark bulunmuştur. Kendilerini içe dönük tanımlayanlar ile kendilerini dışa dönük tanımlayanlar karşılaştırılmış ve depresyon, beklenti anksiyetesi, öfke içe vurumu bakımından anlamlı fark bulunmuştur. İçevuruk öfke ile depresyon arasında ve içe vuruk öfke ile beklenti anksiyetesi arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Beklenti anksiyetesi ile depresyon arasında da orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öfke içe vurumu ve beklenti anksiyetesi düzeyi depresyon düzeyini arttırmaktadır. Aynı zamanda depresyon ve beklenti anksiyetesi düzeyi öfke içe vurumunu arttırmaktadır.Öğe Türü:Öğe, Çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan kişilerin depresyon ve anksiyete düzeylerinin, benlik saygılarının ve sosyal görünüş kaygılarının uygulamaları kullanmayan kişilerle karşılaştırılması(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 20/12/2023) Çörekçioğlu, Tevfik MerkutAraştırmanın amacı, çevrimiçi flört uygulamalarının kullanımıyla ilgili cinsel şiddetin etkilerini ve bu etkilerin katılımcıların depresyon, anksiyete, benlik saygısı ve sosyal görünüş kaygısı düzeylerine nasıl yansıdığını araştırmaktadır. Araştırma için çevrimiçi flört uygulamalarını (ÇİFU) kullanmış olan kişilere (n=91), web siteleri ve sosyal ağlar aracılığıyla kartopu tekniği ile ulaşılmıştır. Kontrol grubu olarak ise ÇİFU kullanım geçmişi olmayan kişiler (n=70) yine internet aracılığıyla çalışmaya dahil edilmiştir. Çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan katılımcılar, kullanmayanlara göre depresyon, anksiyete ve sosyal görünüş kaygısı açısından daha yüksek puanlar almıştır. ÇİFU kullanmayan katılımcıların daha yüksek bir benlik saygısına sahip olduğu bulunmuştur. Ayrıca, ÇİFU kullanan ve cinsel şiddete maruz kalan katılımcılar ile ÇİFU hiç kullanmayan katılımcılar arasında da benzer şekilde depresyon, anksiyete, benlik saygısı ve sosyal görünüş kaygısı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmamız ÇİFU kullanımı ile cinsel şiddete maruz kalma riski arasında ilişki olduğunu göstermektedir. ÇİFU kullanımının depresyon, anksiyete, benlik saygısı ve sosyal görünüş kaygısı üzerinde de olumsuz etkileri olabileceği düşünülmektedir. ÇİFU kullanımı, dijital güvenlik ve şiddet konusunda farkındalığın arttırılması önemlidir. Kişilerin flört uygulamalarında yaşadığı olumsuz etkileşim türlerinin, risklerin ve koruyucu faktörlerin araştırılması, uygulamaların ruh sağlığına olumsuz etkilerinin azaltılmasını ve ruh sağlığı çalışanlarının müdahale stratejileri geliştirebilmesini sağlayacaktır.Öğe Türü:Öğe, Yetişkin bireylerde irrasyonel inanışların ve otomatik düşüncelerin depresyon düzeyleri üzerindeki etkisi(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 20/06/2023) Becerikli, Hafize İremBu araştırma, yetişkin bireylerde irrasyonel inanışlar ve otomatik düşüncelerin depresyon düzeyi üzerindeki etkisini konu edinmektedir. Araştırma konusu göz önüne alındığında, çalışmanın tarama modelinde planlanmasına karar verilmiştir. Araştırmanın evreni 18-55 yaş grubunda yer alan yetişkin bireyler olarak belirlenirken örneklem grubu ise evren içinden rastlantısal olarak ulaşılan ve bu çalışmaya katılma noktasında gönüllü olan 300 kadın ve 300 erkek olmak üzere toplam 600 bireyden oluşmaktadır. Araştırma sürecinde toplanan veriler ise Kişisel Bilgi Formu, İrrasyonel İnanışlar Ölçeği, Otomatik Düşünceler Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri ile toplanmıştır. Toplanan verilerin analizi, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Bu analizlerde; bağımsız gruplar t testi, anova analizi, pearson korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda, yetişkin bireylerin irrasyonel inanışlarında yaş grubu, medeni durum ve gelir düzeyine bağlı olarak anlamlı farklar belirlenirken cinsiyet ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır. Ayrıca, yetişkin bireylerin otomatik düşüncelerinde cinsiyet, yaş grubu, eğitim düzeyi, medeni durum ve gelir düzeyine göre anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Yetişkin bireylerin depresyon düzeylerinde ise cinsiyet, yaş grubu, eğitim düzeyi ve medeni duruma göre anlamlı sonuçlar elde edilirken gelir düzeyine göre anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır. Araştırmanın ana amacı kapsamında elde edilen sonuçlara göre, yetişkin bireylerin irrasyonel inanışları, otomatik düşünceleri ve depresyon düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Son olarak, yetişkin bireylerin irrasyonel inanışları ve otomatik düşüncelerinin depresyon düzeyi üzerindeki etkisine yönelik kurulan modelin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Türü:Öğe, Genç yetişkinlerde öz şefkat ve kendini sabotaj arasındaki ilişkide bilişsel çarpıtmaların aracı rolü(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 02/08/2023) Uzel, KübraBu araştırmada genç yetişkinlerde öz şefkat, kendini sabotaj ve bilişsel çarpıtma olgularının, bu olgular arasındaki ilişkilerin ve bilişsel çarpıtmaların bu iki değişken üzerindeki aracı etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, öz şefkat, kendini sabotaj ve bilişsel çarpıtma düzeylerinin cinsiyete, yaşa, eğitim düzeyine ve sosyo-ekonomik düzeye göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinden yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 18-35 yaş aralığındaki 423 genç yetişkin oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Öz Duyarlık Ölçeği, Kendini Sabotaj Ölçeği ve Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği kullanılarak çevrimiçi olarak toplanmıştır. Toplanan verilerin analizi SPSS 26 programında yapılmıştır. Verilerin analizi aşamasında Bağımsız Örneklem t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon analizi ve Boostrap tekniğini temel alan regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, öz şefkat ve kendini sabotaj arasındaki ilişkide bilişsel çarpıtmaların aracılık rolü oynadığı saptanmıştır. Öz şefkatin yabancılaşma ve aşırı özdeşleşme alt boyutlarının bilişsel çarpıtma üzerinden dolaylı olarak kendini sabotajı pozitif yönlü olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kendini sabotaj düzeylerinin cinsiyete, yaşa, eğitim düzeyine ve sosyo-ekonomik düzeye göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Bilişsel çarpıtmalar düzeyinin cinsiyete ve eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı ancak yaşa ve sosyo-ekonomik düzeye göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Öz şefkatin ise eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı ve öz yargılama hariç cinsiyete göre de farklılaşmadığı ancak yaşa ve sosyoekonomik düzeye göre farklılaştığı tespit edilmiştir.Öğe Türü:Öğe, Yeme tutumu ve cinsel ilişki esnasındaki beden algısının, eş seçimi ve romantik ilişki kalitesiyle ilişkisinin incelenmesi(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 03/08/2023) Eser, BerilAmaç: Yeme tutumu ve cinsel ilişki esnasındaki beden algısının, eş seçimi ve romantik ilişki kalitesi ile ilişkisinin incelenmesidir. İlgili literatür incelendiğinde cinsellik esnasında bedenine fazlasıyla odaklanan kişilerin, yeme tutumunda kısıtlama olduğu görülmüştür. cinsel ilişki esnasında algılanan beden, yeme tutumu, eş seçimi ve romantik ilişki kalitesi kavramlarının arasındaki ilişkinin daha detaylı anlaşılmaya ihtiyaç olduğu gözlenmektedir. Yöntem: Mevcut çalışmada 18-65 yaş aralığındaki kadın ve erkeklerde yeme tutumu ve cinsel ilişki esnasındaki beden algısının, eş seçimi ve romantik ilişki kalitesiyle ilişkisi Cinsel İlişki Esnasında Algılanan Beden Ölçeği, Yeme Tutumu Testi (YTT-26), Romantizm ve Eş Seçimi Tutum Ölçeği (REST) ve Algılanan Romantik İlişki Kalitesi Ölçeği (ARİKÖ) ölçekleri ve sosyo-demografik bilgi formu ile incelenmiştir. Araştırmaya randomize şekilde yaşları 18-65 aralığında olup, ilişkisi olan 151 kadın, 46 erkek olmak üzere 197 katılımcı dahil edilmiştir. Mevcut çalışmada kullanılan ölçekler online platform aracılığıyla katılımcılara ulaştırılmıştır. Çalışmada yeme tutumu, cinsel ilişki esnasındaki beden algısı, eş seçimi ve romantik ilişki kalitesinin ilişkisin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanılmış olup, bağımsız değişkenler arasındaki olasılığı saptamak adına lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Ek olarak, bağımsız gruplar arasındaki anlam farklılıklarını belirlemek adına bağımsız gruplar t test analizi kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Analiz sonuçlarına göre; yeme tutumu ve cinsel ilişki esnasındaki beden algısı, yeme tutumu ve algılanan romantik ilişki kalitesi, cinsel ilişki esnasındaki beden algısı ve romantik ilişki kalitesi, algılanan romantik ilişki kalitesi ve eş seçimi arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Son olarak, cinsel ilişki esnasındaki beden algısının bozulmuş yeme tutumunu daha fazla yordadığı saptanmıştır.


















