<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">


İstanbul Kent Üniversitesi Research and Academic Performance System


DSpace@Kent is an integrated information system that unifies the monitoring, analysis and reporting of scientific research and academic performance at İstanbul Kent University.





Recent Submissions

  • Item type:Item,
    Effects of red and purple berries on glucose metabolism, insulin resistance, and type 2 diabetes: Bibliometric analysis
    (Türkiye Klinikleri, 2026)
    Başören, İrem
    ;
    Ermiş, Dilay
    ;
    Çelik, Zehra Margot
    Objective: This study aims to provide a comprehensive bibliometric analysis of the scientific literature on the effects of red and purple berries on glucose metabolism, insulin resistance, and Type 2 diabetes between 2016 and 2025. Material and Methods: Publications indexed in the Web of Science Core Collection and Scopus databases were retrieved using a predefined search strategy. Only English-language original research articles and review papers were included, while conference proceedings, early access papers, and non-relevant studies were excluded. After removing duplicates, a total of 1,726 publications were analyzed using the Bibliometrix R package and Biblioshiny, with additional visualization support from Microsoft Excel. Results: The findings demonstrated a steady increase in scientific output, with an annual growth rate of 5.91% across 598 sources. A total of 7,569 authors contributed to the literature, with a high level of collaborative research. The most productive journals included Nutrients, Journal of Functional Foods, and Food & Function. Keyword analysis revealed that diabetes, obesity, inflammation, and polyphenols were dominant research themes, while emerging topics included gut microbiota and precision nutrition. Thematic analysis indicated a growing focus on mechanistic pathways and bioactive compounds such as anthocyanins. Conclusion: Research on red and purple berries and metabolic health has expanded considerably over the past decade, with increasing emphasis on mechanistic and interdisciplinary approaches. However, the predominance of review articles among the most highly cited publications highlights the need for more well-designed experimental and clinical research. Future studies should focus on strengthening the evidence base and advancing personalized nutrition strategies for the prevention and management of Type 2 diabetes.
  • Item type:Item,
    Birinci basamakta çalışan sağlık profesyonellerinin kültürel yeterlilik düzeyleri ile zenofobi ilişkisi
    (Marmara Sağlık Eğitim ve Araştırma Vakfı, 2026)
    Erdem Şen, Kezban
    ;
    Yurt, Seher
    Giriş: Küresel göç hareketlerinin artması, birinci basamak sağlık hizmetlerinde kültürel çeşitliliği belirgin biçimde artırmıştır. Farklı dil, inanç ve değerlere sahip bireylere eşitlikçi ve etkili bakım sunabilmek, sağlık profesyonellerinin kültürel yeterlilik düzeyleriyle yakından ilişkilidir. Buna karşın yabancılara yönelik olumsuz tutumlar (zenofobi), hizmet sunum sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Amaç: Bu çalışma, birinci basamakta çalışan sağlık profesyonellerinin kültürel yeterlilik ve zenofobi düzeylerini belirlemek, sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşma durumlarını incelemek ve iki değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı kesitsel tipteki araştırma, Aralık 2024–Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı aile sağlığı merkezlerinde yürütülmüştür. Evreni 1793 sağlık profesyoneli oluşturmuş, örneklem formülü ile 317 katılımcıya ulaşılmıştır. Veriler Tanımlayıcı Bilgi Formu, Birinci Basamakta Çalışan Sağlık Personelinin Kültürel Yeterlilik Ölçeği ve Zenofobi Ölçeği ile toplanmış; analizler SPSS 22.0 programında gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların kültürel yeterlilik puan ortalaması 71.70±12.84 (orta–yüksek düzey), zenofobi puanı 39.72±11.54 (düşük–orta düzey) olarak bulunmuştur. Kültürel yeterlilik ile zenofobi arasında anlamlı ve negatif yönlü ilişki saptanmıştır (r=–0.385; p<0.01). Regresyon analizinde kültürel yeterlilik, zenofobinin anlamlı bir yordayıcısı olup varyansın %14.5’ini açıklamaktadır (R²=0.145; p<0.001). Yüksek gelir, lisansüstü eğitim, yabancı dil bilme ve yurtdışı deneyimi kültürel yeterliliği artırırken; düşük yaş, düşük gelir ve eğitim düzeyi zenofobi ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Kültürel yeterlilik arttıkça zenofobik eğilimlerin azaldığı belirlenmiştir. Birinci basamakta kültürel yeterlilik temelli eğitimlerin yaygınlaştırılması, hizmet kalitesinin ve toplum sağlığının geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
  • Item type:Item,
    Single-tooth-based dental age estimation in children: A modified Demirjian and Nolla approach using first permanent molars
    (Springer Nature, 2026)
    Emiroğlu, Sibel
    ;
    Yüce, Fatma
    ;
    Yılmaz, Berna
    Objective The aim of this study is to evaluate the relationship between the chronological age and developmental stages of permanent first molars in Turkish children under 12 years of age using panoramic radiographs and to compare the accuracy and consistency of the Demirjian and Nolla methods. Methods Panoramic radiographs of 1174 children (609 females, 51.9%; 565 males, 48.1%) aged between 5.0 and 12 years were retrospectively analysed from the archives of Istanbul Kent University, Faculty of Dentistry. Permanent first molars were evaluated using modified Demirjian (A–H) and Nolla (0–10) developmental staging approaches. Data were analysed using the Kolmogorov–Smirnov, Shapiro–Wilk, Wilcoxon tests, and Intraclass Correlation Coefficients (ICC). Results The mean chronological age was 8.67 ± 2.04 years. Dental age estimated by the Demirjian method was significantly lower than chronological age (p < 0.05), with a mean difference of 1.91 ± 1.08 years for tooth 16 and 1.80 ± 1.15 years for tooth 36. The Nolla method also underestimated chronological age, but by a smaller difference (0.73 ± 1.10 years; p < 0.05). Both methods showed high consistency ICC values (Demirjian: 0.918–0.933; Nolla: 0.924–0.934). The direction of the sex difference depended on the conversion applied: girls appeared slightly more advanced by the Demirjian estimate, whereas boys did by the Nolla estimate, rather than reflecting a single consistent biological pattern. Conclusion Both methods demonstrated strong correlations between dental and chronological ages. However, whilst the Demirjian method tended to underestimate age, the Nolla method provided estimates closer to chronological age. Therefore, the Nolla method appears to be more suitable for dental age estimation in Turkish children.
  • Item type:Item,
    Çocuk gelişimcilerde mesleki tükenmişlik: Çalışma koşulları ve mesleki özellikler açısından bir inceleme
    (BZT Turan Yayınevi, 2026)
    Pehlivan, Merve
    ;
    Soydan, Pelin
    ;
    Gedik, Alişan
    ;
    İrek, Feyzi
    Bu araştırmanın amacı, hastane ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan çocuk gelişimcilerin tükenmişlik düzeylerini karşılaştırmalı olarak incelemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup betimsel ve karşılaştırmalı tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu hastane ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde aktif olarak görev yapan 80 çocuk gelişimci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sürecinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Cronbach Alpha güvenirlik analizi, normallik testi, bağımsız örneklemler t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ölçeğin yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir (α=.884). Hastane ve özel eğitim kurumlarında çalışan çocuk gelişimcilerin tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulunduğu tespit edilmiştir (p<.05). Buna karşın yaş değişkeni ve mesleki deneyim süresi ile tükenmişlik düzeyi arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Elde edilen bulgular çalışma ortamının çocuk gelişimcilerin tükenmişlik düzeyleri üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir.
  • Item type:Item,
    Üretici tarafından önerilen protokollere göre polimerize edilen bulk-fill kompozitlerin dentin makaslama bağlanma dayanımı ve eğilme dayanımının değerlendirilmesi: In vitro çalışma
    (Türkiye Klinikleri, 2026)
    Şahin, Merve
    ;
    Kıtın, Emine
    ;
    Erden Kayalıdere, Ezgi
    ;
    Silahtar, Esra
    ;
    Güray Efes, Ümit Begüm
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, üretici talimatlarına uygun polimerizasyon koşulları altında bir geleneksel ve beş bulk-fill rezin kompozitin dentin makaslama bağlanma dayanımını [shear bond strength (SBS)], üç nokta eğilme dayanımını [flexural strength (FS)] ve kırılma tipi dağılımlarını; standart bir polimerizasyon rejimi yerine, her bir materyal için üretici tarafından önerilen spesifik protokoller altında değerlendirmek ve karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmada yer alan tüm materyaller, üretici talimatlarına uygun olarak farklı ışık şiddeti (1.200-3.000 mW/cm²) ve süre (3-30 sn) kombinasyonları kullanılarak polimerize edilmiştir. SBS (n=10/grup) insan molar dişleri üzerinde ölçülmüş ve kırılma tipleri adeziv/koheziv/miks olarak sınıflandırılmıştır. FS, 2×2×25 mm boyutlarında çubuk örnekler üzerinde ISO 4049’a göre test edilmiştir. SBS ve FS verileri Kruskal-Wallis testi, ardından Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırmalar ile analiz edilmiştir (α=0,05). Kırılma tipi dağılımları ki-kare testi ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: SBS açısından genel olarak anlamlı fark saptanmıştır. Tetric PowerFlow ve SonicFill 3; Tetric PowerFill, Opus Bulk Fill Flow ve IPS Empress Direct’e kıyasla anlamlı derecede daha düşük SBS göstermiş; ancak Opus Bulk Fill’den ve birbirlerinden farklı bulunmamıştır. Kırılma tipi dağılımları gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir; SonicFill 3’te adeziv kırılmaların beklenenden fazla olduğu gözlenmiştir. FS açısından genel fark anlamlıdır; IPS Empress Direct ve Opus Bulk Fill Flow; Opus Bulk Fill, Tetric PowerFlow, SonicFill 3 ve Tetric PowerFill’e kıyasla anlamlı derecede daha düşük FS değerleri sergilemiştir. Sonuç: Üretici talimatlarına uygun polimerizasyon altında SBS ve FS değerleri materyale bağlıdır; kırılma tipi paternleri SBS sonuçlarının yorumlanmasına katkı sağlamakla birlikte materyaller arasında farklılık göstermemiştir.