İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü:Öğe, İstanbul’da göçmenlerin mekâna yerleşme ve tutunma dinamikleri: Beyoğlu örneği(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2022) Kaya Erdoğan, Esra; Kurtuluş, Hatice; Yükseker, DenizBeyoğlu, İstanbul’un en hareketli nüfusa sahip merkez ilçelerinden biridir. İlçe giderek çeşitlenen ve artan oranlarda göçmen gruplarının mekâna tutunma, yerleşme, hareketlilik dinamikleri barınma ve çalışma olanaklarının yarattığı olumsallıklar paralelinde şekillenir. Kentsel haklara ve hizmetlere erişim düzeyleri ise göçmenlerin statülerine, göçmenlik ağlarına ve sınıfsal konumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Amaç: Bu çalışma Beyoğlu ilçesi örneğinden yola çıkarak farklı göçmen gruplarının mekânda yerleşme/tutunma dinamikleri ve kentsel mekandaki ihtiyaç, sorun ve beklentilerine dair özgün nitel veriye dayalı bir analizle, göçmenlere yönelik üretilebilecek yerel sosyal politika ve uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Yöntem: Nitel veri toplama teknikleriyle yapılan saha araştırması ilçedeki beş göçmen grup ile gerçekleştirilen altı odak grup toplantısı ile uzmanlar ve kamu kurumları temsilcilerinden oluşan 19 kişi ile yapılan mülakatlara dayanmaktadır. Bulguların analizi NVİVO nitel analiz programında araştırma ekibi tarafından yapılmıştır. Bulgular: Beyoğlu’ndaki en büyük göçmen grubunu geçici koruma statüsündeki Suriyeliler oluşturmakla birlikte, ilçede çok sayıda düzensiz ve kayıtsız göçmen mevcuttur. İlçedeki göçmen varlığının en önemli belirleyenleri ilçenin sosyo-mekânsal özellikleridir. On yıllardır metruklaşmakta olan konut stoku, düzensiz veya yoksul göçmenler için barınabilecekleri bir alan yaratmıştır. Ancak konutlar insani barınma koşullarını çoğu kez karşılamamaktadır. Kamu kurumlarının bazı mahallelerdeki sosyo-mekânsal koşullara yönelik kayıtsızlığı da ilçede kayıtsız ve düzensiz göçmenlerin yerleşimini kolaylaştırmaktadır. Beyoğlu’nda yoğunlaşan yeme-içme ve konaklama sektörleri ile küçük imalat sektörünün varlığını sürdürmesi, göçmenlere kayıt dışı çalışma olanakları sunmaktadır. Beyoğlu’ndaki göçmenlerin birçoğunun kayıtsız veya düzensiz olması, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi temel haklara ve işgücü piyasalarına erişimlerini olumsuz etkilemektedir. Kayıtsız ve düzensiz göçmenlerin çocuklarının örgün eğitime erişimi yoktur. Kayıtsız Suriyelilerin çocukları arasında çocuk işçiliği de yaygındır. Göçmenlerin temel sağlık hizmetleri ve bulaşıcı hastalıklardan korunma ve tedavi hizmetlerine erişiminin çok yetersiz olması, halk sağlığı açısından da bir risk oluşturmaktadır. Kötü ve kalabalık konutlarda yaşayan kadın ve çocuk göçmenlerin mahalle içerisindeki birkaç park haricinde sosyalleşme mekanları neredeyse yoktur. Özgünlük: Çalışmada göçmenlerin mekâna yerleşimlerinde belirleyici olan sosyo-mekânsal örüntülerin tespiti ile farklı niteliklerdeki göçmen gruplarının mekâna yerleşme ve tutunma dinamikleri arasındaki ayrımlar ve benzerliklerin analizi göç alandaki çalışmalara özgün bir katkı sağlamaktadır.Öğe Türü:Öğe, Polikronisite kavramına yönelik sistematik alan yazın incelemesi(Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, 2022) Sağbaş, Murat; Erdoğan, Fahri Alp; Başaran, ReyhanBu çalışmanın amacı bireylerin aynı anda birden fazla görevi yerine getirmeyi tercih etmesini ifade eden “polikronisite” kavramına yönelik sistematik alan yazın incelemesi yapılmasıdır. Günümüz iş dünyasının girift yapısında çoklu görev yapabilen bireylere ihtiyaç giderek artmaktadır. Polikronisitenin çoklu görev yapmayı tercih etme özelliği taşıması işletmelerin performansı ve verimliliği açısından kritik önem taşımaktadır. Polikronisitenin işletmeler açısından etkilediği kavramların, sistematik içerik analizi yöntemiyle sıklıklarının tespit edilmesi ve bu tespitler doğrultusunda kavrama yönelik çıkarımlarda bulunarak literatüre katkı sağlamak hedeflenmektedir. Literatürde, polikronisite kavramına yönelik sistematik içerik analiz yönteminin uygulandığı herhangi bir çalışma tespit edilememiştir. Araştırma sonucunda, polikronisitenin 32 farklı kavramı etkilediği tespit edilmiştir. Polikronisite kavramı ile ilgili çalışmaların çoğunlukla iş performansı üzerindeki etkisini incelemeye yönelik olduğu gözlemlenmiştir.Öğe Türü:Öğe, Occupational risk perception of nursing students, affecting factors and their association with occupational accidents: A crosssectional, multicenter study(Rabia Yılmaz, 2022) Türen, Sevda; Efil, Sevda; Bülbül, Elif; Yeni, Tuğba; Yıldız Ayvaz, Meryem; Atakoğlu Yılmaz, RahimeAim: The aim of this study is to evaluate the relationship between the occupational risk perceptions of nursing students, the factors affecting their occupational risk perceptions and occupational accidents. Material and Method: Study was carried out with 728 nursing students in six universities. The data were collected using “Data Gathering Form” prepared by researchers and “Occupational Risk Perception Scale (ORPS)”. Results: The mean age was 20.8±1.65 (min.18-max.35) years and the majority (82.0%) of the participants were females. 65.1% of the students defined their clinical practice areas as high risk. 30.6% of the students (n=223) stated that they encountered an occupational accident during their clinical practice. ORPS score was significantly higher in women, health vocational high school graduates, students with previos occupational health and safety training and students those who encountered occupational accidents before (p <0.05). The ORPS scores of the students included in the study were found to be high (71.8±11.27; min.17-max.85). Conclusions: ORPS score was found to be affected by gender, health vocational high school graduation, occupational health and safety training, and previous occupational accidents. It was determined that the most important factor affecting the occupational risk perceptions of nursing students was occupational accident during clinical practice.Öğe Türü:Öğe, Üsküdar Nomofobi Ölçeğinin geliştirilmesi ve psikometrik özelliklerinin incelenmesi(Anadolu Psikoterapi Derneği, 2022) Tarhan, K. Nevzat; Tutgun Ünal, Aylin; Doğan, Nursen; Kurt, Ayşe Sena; Muradi, Patrizia; Tüter, İlayda; Uzun, Çisem; Hatipoğlu, Ayfer; Çınar Parlak, Selvinaz; Aydın, Aylin; Zümrüt, Neylan; Tekin, Didem; Murat Büyük, Dilara; Kırış, Bedia Ferhan; Keskiner, Muratcan; Başeğmez, Ayşe Cansu; Ayluçtarhan, Meryem; Çakan, Mahmut; Karademir, Hamza; Ayyıldız, YunusBu araştırma Üsküdar Nomofobi Ölçeğinin geçerlilik ve güvenilirlik çalışması kapsamında ölçek geliştirmeyi ve psikometrik özelliklerini incelemeyi amaçlamıştır. Örneklem Türkiye genelindeki 925 kişiden oluşturulmuştur. Yapılan analizler ölçeğin üç faktörden oluştuğunu ortaya koymuştur. Birinci faktör; “İşlevsellikte Bozulma”, ikinci faktör; “Aşırı Kullanım”, üçüncü faktör ise, “İletişim Kuramama” olarak adlandırılmış, ölçek varyansın %69,55’ini açıklamıştır. Ayrıca yapılan doğrulayıcı faktör analizi ile elde edilen üç faktörlü ölçek yapısı modellenmiş ve doğrulanmıştır. Elde edilen uyum iyiliği değerleri uygun aralıkta bulunarak 25 maddeli 3 faktörlü ölçek elde edilmiştir (Ki-kare/serbestlik değeri: 2,52; RMSEA: 0,071; NFI: 0,89; NNFI: 0,92; CFI: 0,96; GFI:0,94; AGFI: 0,84). Ölçeğin iç tutarlılık katsayısı 0,96 bulunmuştur. Test-Tekrar Test güvenilirliği de yapılan ölçeğin 3 hafta arayla uygulandığında sonuçların ilişkili olduğu görülmüştür. Böylece, 5’li likert tipinde “Hiçbir Zaman”, “Nadiren”, “Bazen”, “Sık Sık”, “Her Zaman” olarak derecelendirilen Üsküdar Nomofobi Ölçeğinin kişinin telefonsuz kalma korkusu olarak ifade edilen Nomofobi seviyesini psikomertrik olarak ölçen geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna varılmıştır.Öğe Türü:Öğe, Oral ve maksillofasiyal cerrahide trombosit konsantrelerinin kullanımı(Marmara University, 2022) Gönül, Onur; Doğan, Erkin; Çiçek, Ahmet Usame; Akdoğan, Emine Tuna; Afat, İbrahim MuratGünümüzde yeni teknolojilerin gelişmesiyle diş hekimliği alanında birçok farklı tedavi yöntemi klinik uygulamalar arasına girmektedir. Hastanın otojen kanından elde edilen trombositten zengin konsantrasyon içerikli ajanlar da yara iyileşmesinde kullanılmaya başlanan son dönem yeniliklerinden biridir. Tam kan konsantreleri uygulamalarında günümüzde yapılan çalışmalarla çeşitli tedavi yaklaşımları oluşmuştur. Tıpta birçok alanda faydalanılan bu konsantrelerin kullanımı; diş hekimliğinde de son yıllarda artarak yaygınlaşmaktadır. Araştırmalar daha çok tıp alanında olsa dahi; ağız-diş ve çene cerrahisinde de fazla sayıda çalışma yapılmıştır. İçeriğinde bulunan büyüme faktörleri sayesinde anjiyogenez, osteogenesis, fibroplazi ve hücre proliferasyonu sağlaması; buna bağlı olarak yara iyileşmesi ve rejenerasyonda önemli role sahip olması endodonti ve periodontoloji gibi diş hekimliğinin diğer alanlarında da kullanımını cazip hale getirmektedir. Trombosit konsantrelerinin bu etkisiyle oral cerrahide sinus lifting, kemik augmentasyonları, yumuşak doku uygulamaları, çekim sonrası yara iyileşmeleri gibi birçok uygulamada da olumlu sonuçlar rapor edilmiştir. Bu derlemede oral ve maksillofasiyel cerrahi branşında trombosit konsantrasyonlarının tarihçesini, gelişimini ve uygulamalarını anlatmak amaçlanmaktadır.


















