İstanbul Kent Üniversitesi Research and Academic Performance System


DSpace@Kent is an integrated information system that unifies the monitoring, analysis and reporting of scientific research and academic performance at İstanbul Kent University.





Recent Submissions

  • Item type:Item,
    Türkiye's international mediation capacity from a geoeconomic perspective: An analysis of strategic connectivity and international dispute resolution
    (İstanbul Kent Üniversitesi, 2026) Manioğlu, Oğuzhan
    The growing role of economic instruments in foreign policy requires a more systematic examination of the relationship between geoeconomic resources and international mediation capacity. This study asks through which mechanisms, and within what limits, Türkiye's energy, transport, and connectivity assets may support its capacity to mediate. It does not treat infrastructure projects as mediation initiatives. Instead, it distinguishes direct mediation, diplomatic facilitation, and structural capacity that may enable mediation. The qualitative comparative design combines document analysis with a structured comparison of five cases. The Black Sea Grain Initiative is examined as a direct mediation case; TANAP, the Middle Corridor, and the Baku-Tbilisi-Kars Railway as cases of mediation-enabling geoeconomic capacity; and the Development Road as a prospective case whose diplomatic outcomes cannot yet be observed. The findings indicate that geoeconomic resources do not independently produce mediation success. They may nevertheless strengthen diplomatic access through operational indispensability, institutionalized communication, repeated coordination, and implementation capacity. Direct evidence is strongest in the Black Sea Grain Initiative, whereas the infrastructure cases provide more limited evidence of supportive and context-dependent mechanisms. The study therefore presents geoeconomic capacity as a facilitating rather than necessary or sufficient condition of mediation.
  • Item type:Item,
    Servikal dilatasyon ve fetal başın inişi ile mor çizgi arasındaki ilişki: Sistematik derleme
    (Ordu Üniversitesi, 2026) Akkaya, Elif; Yılmaz, Tülay; Dinç Kaya, Hüsniye; Günaydın, Sevil
    Amaç: Bu sistematik derlemenin amacı, mor çizgi ile servikal dilatasyon ve fetal başın inişi arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaları kapsamlı bir şekilde değerlendirmektir. Yöntem: Derleme süreci, sistematik derlemelerin şeffaf ve tutarlı biçimde raporlanmasını sağlayan PRISMA 2020 (Preferred Reporting Items for Systematic Reviews) yönergelerine uygun şekilde tasarlanmıştır. PRISMA protokolünü takiben 1990-2025 tarihleri arasındaki yayınları kapsayan beş elektronik veri tabanının araştırılmasıyla sistematik bir inceleme yapılmıştır. Bu sistematik derleme kapsamında 8 adet makale değerlendirmeye alınmış olup çalışma Mayıs- Ağustos 2025 tarihleri arasında yürütülmüştür. Bulgular: İncelenen sekiz çalışmada mor çizgi gözlemiyle doğum ilerlemesinin değerlendirilmesine ilişkin veriler yapılandırılmıştır. Doğum ilerlemesi olan olguların %90,9’unun tüm evrelerinde mor çizgi görülmüş olup, anormal doğum ilerlemesi olan olguların %57,3’ünde mor çizgi görülmüştür. Servikal dilatasyonun değerlendirildiği tüm çalışmalarda mor çizgi ile servikal dilatasyon arasında anlamlı ilişkiler bildirilmiştir. Aynı şekilde fetal başın inişi ile mor çizgi ilişkisinin değerlendirildiği altı çalışmada da fetal başın inişi ile mor çizgi arasında pozitif korelasyon rapor edilmiştir. Sonuç: İncelenen çalışmalarda mor çizginin hem servikal dilatasyon hem de fetal başın inişinin izlenmesinde non-invaziv ve tamamlayıcı bir gösterge olarak kullanılabileceği desteklenmektedir.
  • Item type:Item,
    The association between mandibular third molar impaction, distal caries of second molars, and pericoronal follicle enlargement: A retrospective panoramic radiographic study
    (MDPI, 2026) Demir, Emine Tuna; Durmuşlar, Mustafa Cenk; Yılmaz, Aybike Şeker
    Background/Objectives: Impacted mandibular third molars are associated with distal caries of the adjacent second molar and pericoronal follicle enlargement. This study evaluated the independent associations of both Winter angulation and Pell–Gregory classification with these complications on panoramic radiographs. Methods: This retrospective radiographic study evaluated 1491 impacted mandibular third molars from 1487 patients aged 18 years or older, reported in accordance with the STROBE guidelines for observational studies. Impaction patterns were classified using both the Winter and Pell–Gregory systems. Follicular space exceeding 2.5 mm was defined as follicle enlargement, measured digitally on panoramic images. Distal caries was defined as a radiolucent lesion on the distal surface of the adjacent second molar. Binary logistic regression (univariate and multiple models) was used to assess associations. Results: Among the 1487 patients (745 females, 742 males; mean age 25.21 ± 4.15 years), neither Winter angulation nor Pell–Gregory classification was associated with distal caries in univariate or multivariable analysis (all p > 0.05). Pericoronal follicle enlargement was significantly associated with deeper impaction: Pell–Gregory Class I carried lower risk than Class III (OR 0.296; 95% CI 0.184–0.478; p < 0.001), and Class A carried lower risk than Class C (OR 0.254; 95% CI 0.161–0.400; p < 0.001). Younger age independently predicted follicle enlargement (OR 0.964/year; p = 0.028). Winter angulation was not independently associated with follicle enlargement (all p > 0.05). Conclusions: Neither Winter nor Pell–Gregory classification predicted distal second molar caries on panoramic radiography. Deeper Pell–Gregory impaction positions and younger age were independently associated with pericoronal follicle enlargement, supporting early radiographic surveillance in young patients with deep impactions.
  • Item type:Item,
    Editorial: Robotic evolution in genitourinary surgery: From a promising past to an even more exciting future
    (Frontiers Media SA., 2026) Mourmouris, Panagiotis; Kostakopoulos, Nikolaos; Argun, Ömer Burak
    Robotic surgery has undergone a tremendous transformation over the last ten years. What initially started as an extension of laparoscopy has evolved into a standalone platform capable of addressing complex surgical procedures. Even though this evolution seems to have reached its limits, new technologies and the use of AI promise an even more exciting future. The research topic “Robotic Evolution in Genitourinary Surgery: From Technical Innovation to Surgical Intelligence” was conceived to scientifically explore this expanding field of technology and to propose exciting novel ideas. The included contributions provide valuable insights on nearly all aspects of urological surgery along with surgical education and postoperative management of patients.
  • Item type:Item,
    Sürdürülebilir tüketim ve Z kuşağının sürdürülebilir ambalajlı ürünlere sahip olma niyeti üzerine bir araştırma
    (İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 02/03/2023) Ulaşan, Deniz
    Üretim ve tüketim aşamalarında kaynakların azalması, etkin kullanılmaması nedeniyle ekolojik denge bozulmaya, canlıların hayatı olumsuz etkilenmeye başlamıştır. Hızla artan ekolojik sorunlar tüketicileri çevre konularında duyarlı olmaya yöneltmiştir. Gün içinde satın alınan ürünlerin çeşitliliği her geçen gün artmakta ve tüketiciler günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra bu ürünleri üreten firmaların üretim süreçlerini de dikkate almaya başlamıştır. Tüketiciler çevre konularında bilinçlendikçe ambalaj konusunda daha dikkatli ve seçici eğilimler göstermeye başlamıştır. Yenilenemeyen kaynakların hızla ve kontrolsüzce tüketimi tüm canlılar için tehlikeli hal almaya başlamış, tüketicilerle beraber birçok işletme kaynakların temininde, ürün yaşam döngülerinde, üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği sağlamanın yollarını aramaya başlamıştır. Sürdürülebilirlik, ihtiyaçların karşılanırken sınırlı kaynakların olduğu unutulmadan, kaynakların devamlılığının sağlanmasına önem vererek gelecek nesillerin bu kaynaklardan yararlanabilmesi için ekonomik, sosyal ve çevresel bir bütünlüğün olması gerektiğini ifade eder. Sürdürülebilir ambalaj ile bütün yaşam döngüsü süresince ambalaj atığının minimize edilmesi ve kullanılan malzemelerin geri dönüşümünün maksimum seviyede olması amaçlanmaktadır. Bu çalışma, Z kuşağı sürdürülebilir ambalaja sahip ürün satın alma niyetini incelemek üzere tasarlanmıştır. Buna göre sürdürülebilirlik kavramı üzerinde durulmuş, sürdürülebilirliğin boyutları, sürdürülebilirliği etkileyen faktörler ve sürdürülebilirliğin pazarlama ile olan ilişkisi, yeşil pazarlama konularına değinilmiş, kuşak kavramları ve sınıflandırması yapılmış, ambalaj kavramına, fonksiyonlarına, türlerine ve Z kuşağının satın alma özelliklerine yer verilmiştir. Bu çalışmada Z kuşağı bireylerinin sürdürülebilir ambalajlı ürünlere sahip olma niyetine etki eden faktörlere dayanarak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Demografik özellikler esas alınarak Z kuşağı bireylerine sürdürülebilir ambalaja yönelik sorular yöneltilmiş, bu sorulardan yola çıkılarak alt boyutlar oluşturulmuş ve çalışma için oluşturulan alt boyutların sürdürülebilir ambalaj tutumuna etkisini ve bu ürünleri satın alma niyetini anlamak için sorunların cevapları analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan sürdürülebilir tüketim ve z kuşağının sürdürülebilir ambalajlı ürünlere sahip olma niyeti ölçeğinin alt boyutlarının güvenirliliğinin belirlenmesi amacıyla Cronbach alfa katsayısı incelenmiştir. Çalışmada alt boyutların Cronbach sonuçları 0,6'dan büyük çıkmıştır. Alt boyutların güvenilir olduğu gözlemlenmiştir. Araştırma için 25.04.2020 / 05.06.2020 tarihlerinde uygulanan anket sonuçları 431 kişiden elde edilmiştir. Anket formu internet ortamında hazırlanmıştır. SPSS 21 programı kullanılarak analiz edilen bu çalışmada toplanan verilerin analizi için frekans analizi, betimsel istatistikler, güvenirlik analizleri, Anova (Tek yönlü varyans analizi), korelasyon analizleri, bağımsız örneklem t testi ve regresyon analizi incelemeleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Tüketim, Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Pazarlama, Jenerasyonlar, Z kuşağı