İstanbul Kent Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@Kent, İstanbul Kent Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü:Öğe, Flört şiddetine maruz bırakılan üniversite öğrencisi kadınlarda travma sonrası stres belirtileri ve travma sonrası büyüme(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 03/01/2023) Yılmaz, GülceBu araştırma, flört şiddetine maruz bırakılan üniversite öğrencisi kadınların travma sonrasını stres belirtileri ve travma sonrası büyüme durumları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 18-30 yaş aralığında ve üniversite öğrencisi olan, hiç evlenmemiş ve daha önce flört ilişkisi\ilişkileri olan 317 kadın oluşturmuştur. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Şiddete Maruz Kalma Bilgi Formu, Romantik İlişkiyi Değerlendirme Ölçeği, Olayların Etkisi Ölçeği Gözden Geçirilmiş Formu ve Travma Sonrası Büyüme Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcıların %48.3'ünün flört şiddetine maruz bırakıldığı görülmüştür. Flört şiddetine maruz bırakılan bu katılımcıların %10.5'i sadece fiziksel şiddete, %23'ü sadece cinsel şiddete, %15.8'i sadece psikolojik şiddete, %1.3'ü sadece ekonomik şiddete ve %49.3'ü birden fazla flört şiddeti türüne maruz bırakılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; flört şiddetine maruz bırakılma ve travma sonrası stres belirtileri değişkenleri arasında yüksek ve pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur(r=0.63; p<0.01). Flört şiddetine maruz bırakılma ve travma sonrası büyüme değişkenleri arasında zayıf ve pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur(r=0.27; p<0.01). Travma sonrası stres belirtileri ile travma sonrası büyüme değişkenleri arasında zayıf ve pozitif yönde istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmuştur(r=0.24; p<0.01). Ölçek puan ortalamalarının katılımcıların flört şiddetine maruz bırakılma durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır(p<0.05). Ayrıca, flört şiddetine maruz bırakılma ortalamalarının maruz bırakılan şiddet türüne göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır(p<0.01). Travma sonrası stres belirtileri ortalamalarının maruz bırakılan şiddet türüne göre anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır(p<0.01). Travma sonrası büyüme ortalamalarının maruz bırakılan şiddet türüne göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır(p<0.05). Sonuç olarak, flört şiddeti genç kadınların hayatında, travma sonrası stres belirtileri şeklinde zorlanmalara neden olduğu gibi travma sonrası büyüme gibi olumlu yönde değişimlere de neden olmuştur. Travma sonrası stres belirtilerinin tedavisi sağlanırken, travma sonrasındaki olumlu değişimlere de odaklanılmasının şiddete maruz bırakılmış kadınları güçlendireceği düşünülmüştür ve bu konunun farklı boyutları ile ele alındığı kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu görülmüştür.Öğe Türü:Öğe, Yetişkinlerde şefkat korkusu, bilinçli farkındalık ve yaşam doyumu arasındaki ilişkilerin incelenmesi(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 29/11/2023) Uysal, Melis BüşraBu araştırma 18-65 yaş arasındaki yetişkin bireylerin şefkat korkusu düzeyleri ile yaşam doyumu ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve bazı değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini rastgele seçilen (156 kadın, 51 erkek) oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında "Şefkat Korkusu Ölçeği", ''Bilinçli Farkındalık Ölçeği'', ''Yetişkin Yaşam Doyum Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığının tespit edilmesi için "Normallik Testi" gerçekleştirilmiştir. Verilerin normal dağıldığı belirlenmiş olup "Parametrik Testlerden", "Bağımsız gruplar t-testi" ile "One Way ANOVA" testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, yetişkinlerin bilinçli farkındalık düzeyleri ile yaşam doyumları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu, bilinçli farkındalık düzeyleri ile şefkat korkusu düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu, şefkat korkusu düzeyleri ile yaşam doyumları arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.Öğe Türü:Öğe, Obsesif kompulsif belirtiler ve tükenmişlik arasındaki ilişkide öz şefkatin düzenleyici rolü(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 20/06/2023) Serçeoğlu, BüşraBu araştırmanın amacı obsesif kompulsif belirtiler, tükenmişlik ve öz şefkat arasındaki ilişkileri incelemektir. 397 yetişkin katılımcıdan oluşan örneklem, kolayda örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Katılımcıların obsesif kompulsif belirtilerini ölçmek için Padua Envanteri-Revize, tükenmişlik belirtilerini ölçmek için Maslach Tükenmişlik Ölçeği, öz şefkat düzeylerini ölçmek için Öz Duyarlık ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerin birbiri arasındaki ilişkiyi analizi etmek için Pearson Korelasyon analizi ve Basit Doğrusal Regresyon analizi, düzenleyici rol analizi için Hayes'in (2018) geliştirdiği Process Makro uzantısı uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre obsesif kompulsif belirtiler ve tükenmişlik arasında anlamlı ve pozitif, obsesif kompulsif belirtiler ve öz şefkat arasında anlamlı ve negatif, tükenmişlik ve öz şefkat arasında anlamlı ve negatif ilişki olduğu görülmüştür. Düzenleyici rol analizi bulgularına göre obsesif kompulsif belirtiler ve tükenmişlik arasındaki ilişkide öz şefkatin düzenleyici rolünün olmadığı sonucuna varılmıştır. İstatiksel analizlerden elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.Öğe Türü:Öğe, Alkollü araç kullanımından dolayı ehliyetlerine el konulan sürücülerin genel öz yeterlilik ve başa çıkma stratejisi arasındaki ilişkide sosyal destek algısının aracı rolü(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 18/08/2023) Bal, GülsenaBu araştırma, alkollü araç kullanımından dolayı ehliyetlerine el konulan sürücülerin genel öz yeterlilikleri ve başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkide sosyal desteğin aracı rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma örneklemini, Ankara Halk Sağlık Merkezi Sürücü Davranışı Geliştirme Eğitimine katılan 224 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılara, demografik bilgi formu, Alkol Kullanım Bozuklukları Tanıma Testi, Başa Çıkma Stratejileri Kısa Formu (BÇS- Brief COPE),Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Genel Öz Yeterlilik Ölçeği yüz yüze olacak şekilde uygulanmıştır. Araştırmada, Pearson korelasyon analizini uygulayarak değişkenler arasındaki ilişki, demografik değişkenlere göre ölçek puanlarını kıyaslamak için Bağımsız Örneklemler t-testi ve ANOVA,nonparametrik olarak Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi, aracı rol analizi için PROCESS 4.2 kullanılmıştır Analizden elde edilen sonuçlara göre;sürücülerin genel öz yeterlilikleri ve başa çıkma stratejileri alt boyutları olan;araçsal olarak sosyal destek kullanma,diğer etkinlikleri bırakma,zihinsel olarak ilgiyi kesme,kendini sınırlandırma,olumlu yeniden yorumlama,duygusal sosyal destek kullanma ve planlama değişkenleri arasında düşük düzey pozitif bir ilişki saptanmıştır.Araştımada,alkollü araç kullanımından dolayı ehliyetlerine el konulan sürücülerin genel öz yeterlilikleri ve başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkide sosyal destek algısının tam aracılığın olduğu tespit edilmiştir.Öğe Türü:Öğe, Türkiye'de sürdürülebilir sağlık turizmi gelişimi ve pazarlaması(İstanbul Kent Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 21/09/2023) Othman, Leza Abduljabbar MohammedGünümüzde sağlık turizmi sadece Türkiye'de değil, dünyanın bütün bölgelerinde turizm türleri arasında giderek önem kazanan ve hızla büyüyen bir alan olmuştur. Dünyada iletişim, haberleşme ve ulaşım imkânlarının çoğalmasıyla ve ucuzlamasıyla bireylerin kendi ülkeleri haricinde başka ülkelerde de tedavi olabilmeleri "Sağlık Turizminin" doğmasına neden olmuştur. Bireyler farklı ülkelerdeki tedavi imkanları ve tedavilerin fiyatları konusunda eskiye göre çok daha hızlı ve kolay haberdar olmaktadırlar, ayrıca başarı sağlamış sağlık kuruluşları da bu başarılarını aktaracak medya imkanlarını kullanarak her bireye kolayca ulaşabilmektedirler. Bu haberdarlık bireylerin tedavi konusunda elverişli imkanlar bulduğunda farklı ülkelere seyahat etmeleri ile sonuçlanmakta ve bu tür hareketliliğe "Sağlık Turizmi" denilmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından farklı ve yeni bir pazar ortamı oluşturması sağlık turizmini önemli kılmaktadır. Ülkeler ekonomik getirilerinin fazla olmasından dolayı sağlık turizmi alanına turist çekme yarışı içerisine girmişlerdir. Dünyada giderek artan oranda sağlık harcamaları bu alanı ayrıca değerli kılmakta ve ülkeler arasında sağlık turizmi alanında ciddi rekabet yaşanmaktadır. Türkiye'de sağlık turizmi için uygun imkânlar mevcut olmakla birlikte sağlık turizmi alanında oldukça yüksek potansiyele sahip ülkelerden bir tanesidir. Bu çalışma kapsamında Türkiye'de Sürdürebilir Sağlık Turizmi, Gelişimi ve Pazarlaması konusu verilerle değerlendirilerek incelenmiştir.


















