The letrozole use in reproductive medicine: Beyond aromatase inhibition - a comprehensive review
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Letrozole and other aromatase inhibitors are increasingly recognized as first-line ovulation induction (OI) medications, offering an efficient and physiologic approach to ovarian stimulation that enhances outcomes in reproductive medicine. By selectively inhibiting aromatase and maintaining lower peripheral estrogen levels, letrozole supports mono- or bi-follicular development while reducing the risk of supraphysiologic estradiol exposure seen with traditional gonadotropin regimens. These pharmacological characteristics have contributed to its expanding use not only in OI but also in various assisted reproductive technologies. To evaluate the clinical benefits, effectiveness, and safety of using letrozole in in vitro fertilization (IVF), in vitro maturation (IVM), and OI, with particular attention to reproductive outcomes, ovarian response, endometrial effects, cycle characteristics, and treatment-related adverse events. A comprehensive systematic search covering the period from December 2000 to November 2025 was conducted across major electronic databases including PubMed, Embase, the Cochrane Library, and Google Scholar. The search strategy incorporated predefined keywords related to letrozole, aromatase inhibition, OI, IVF, and IVM. Studies involving randomized controlled trials, observational cohorts, and meta analyses were included, while non-clinical and non-reproductive data were excluded. Relevant outcomes were extracted and synthesized qualitatively. Letrozole demonstrates broad clinical utility in reproductive medicine, spanning assisted reproductive techniques, ovarian stimulation strategies, and the management of ovarian hyperstimulation syndrome risk, ectopic pregnancy, and endometriosis-related infertility. Its targeted estrogen suppression, cost-effectiveness, and favorable safety profile make it a valuable component of individualized treatment protocols. Nonetheless, further high-quality research is required to refine optimal dosing strategies, identify ideal patient populations, and clarify long-term reproductive and obstetric safety.
Letrozol ve diğer aromataz inhibitörleri, giderek artan biçimde birinci basamak ovülasyon indüksiyonu (Oİ) ajanları olarak kabul edilmekte olup, üreme tıbbında sonuçları iyileştiren etkili ve fizyolojik bir over stimülasyon yaklaşımı sunmaktadır. Aromatazı selektif olarak inhibe ederek periferal östrojen düzeylerini düşürmesi, geleneksel gonadotropin protokollerinde görülen suprafizyolojik östradiol maruziyetini azaltırken, mono- veya bifolliküler gelişimi desteklemektedir. Bu farmakolojik özellikler, letrozolün yalnızca Oİ’de değil, çeşitli yardımcı üreme tekniklerinde de kullanım alanının genişlemesine katkı sağlamıştır. Letrozolün in vitro fertilizasyon (IVF), in vitro maturasyon (IVM) ve Oİ’deki klinik faydalarını, etkinliğini ve güvenlilik profilini değerlendirmek; özellikle üreme sonuçları, over yanıtı, endometriyal etkiler, siklus karakteristikleri ve tedaviye bağlı advers olaylara odaklanmak. Aralık 2000 ile Kasım 2025 dönemini kapsayan kapsamlı bir sistematik tarama, PubMed, Embase, Cochrane Library ve Google Scholar gibi temel elektronik veri tabanlarında gerçekleştirilmiştir. Arama stratejisinde letrozol, aromataz inhibisyonu, Oİ, IVF ve IVM ile ilgili önceden belirlenmiş anahtar kelimeler kullanılmıştır. Randomize kontrollü çalışmalar, gözlemsel kohortlar ve meta-analizler dahil edilmiş; klinik dışı ve üreme tıbbıyla ilişkili olmayan veriler dışlanmıştır. İlgili sonuçlar çıkarılmış ve niteliksel olarak sentezlenmiştir. Letrozol, yardımcı üreme tedavileri, over stimülasyon stratejileri ve yumurtalık hiperstimülasyon sendromu risk yönetiminden ektopik gebelik ve endometriozis ilişkili infertiliteye kadar geniş bir klinik kullanım yelpazesi göstermektedir. Hedefe yönelik östrojen baskılanması, maliyet etkinliği ve olumlu güvenlilik profili ile bireyselleştirilmiş tedavi protokollerinin değerli bir bileşenidir. Bununla birlikte, optimal dozlama stratejilerinin netleştirilmesi, ideal hasta gruplarının belirlenmesi ve uzun dönem üreme ile obstetrik güvenliğin aydınlatılması için daha yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır.










