Yeme tutumları ile stresle başa çıkma ve öz yeterlik arasındaki ilişkinin incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırmada yetişkin bireylerde yeme tutumları ile ilişkili olan faktörlerin belirlenmesi ve yetişkin bireylerde stresle başa çıkma ve öz yeterliliğin yeme tutumları ile ilişkisinin incelemesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni durum, kardeş sayısı, eğitim düzeyi, ekonomik düzey) ile yeme bozukları arasındaki ilişkinin incelenmesi de araştırmanın alt amaçları olarak ele alınmıştır. Bu amaçla araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin anket yöntemi ile toplandığı araştırmada veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Genel Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise Türkiye genelinde yaşayan ve okuma yazma bilen toplam 384 yetişkin kişi oluşturmuştur. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen regresyon analizleri sonucunda, stresle başa çıkma tarzlarından; çaresiz yaklaşımın yeme bozuklukları ölçeğinin tüm alt ölçeklerini pozitif yönde yordadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında kendine güvenli yaklaşımın yeme bozukluğu alt ölçeği olan kısıtlamayı pozitif yönde, sosyal desteğe başvurmanın ise bir ddiğer alt ölçek olan tıkanırcasına yemeyi negatif yönde yordadıkları belirlenmiştir. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen fark analizleri (t-testi, ANOVA) sonucunda, katılımcıların yeme bozukluğu alt ölçeklerinden kısıtlama, şekil kaygısı ve kilo kaygısı seviyelerinin cinsiyetlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Buna göre, kadınların kısıtlama, şekil kaygısı ve kilo kaygısı seviyelerinin erkeklerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında, yeme bozukluğu alt ölçeklerinden yeme kaygısı seviyelerinin medeni durumlarına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Buna göre, bekarların yeme kaygısı seviyelerinin evlilerden daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, yeme bozuklukları seviyesinin katılımcıların yaş, gelir durumu, eğitim seviyesi ve kardeş sayısınana göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
In this study, it is aimed to determine the factors associated with eating attitudes in adults and to examine the relationship between stress coping and self-efficacy and eating attitudes in adults. At the same time, examining the relationship between demographic variables (gender, age, marital status, number of siblings, education level, economic level) and eating disorders was considered as the sub-objectives of the research. For this purpose, relational screening model was used in the research. As data collection tools in the research where the data were collected by questionnaire method; Personal Information Form, Eating Disorder Rating Scale, Stress Coping Styles Scale and General Self-Efficacy Scale were used. The sample of the study, on the other hand, consisted of 384 adult people living in Turkey who could read and write. SPSS package program was used to analyze the obtained data. As a result of the regression analyzes carried out within the scope of the research, it was determined that the helpless approach had a positive and significant effect on all eating attitudes. In addition, it was determined that the self-confident approach had a positive and significant effect on the restraint attitude, and the use of social support had a negative and significant effect on binge eating. As a result of the difference analyzes (t-test, ANOVA) performed within the scope of the research, it was determined that the participants' restraint, shape anxiety and weight anxiety levels differed significantly according to their genders. Accordingly, it was determined that women's restraint, shape anxiety and weight anxiety levels were significantly higher than men's. In addition, it was determined that the levels of eating anxiety differed significantly according to their marital status. Accordingly, it was determined that the eating anxiety levels of the singles were significantly higher than the married ones. On the other hand, it was determined that the level of eating disorders did not differ significantly according to the age, income status, education level and number of siblings of the participants.










