Farklı maden sularının eroziv döngüde mine üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Restoratif Diş Hekimliği Derneği

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Mine yüzeyinde meydana gelen eroziv hasarlar, diş sert dokularının kalıcı mineral kaybına ve klinik olarak hassasiyet, aşınma ve este)k kayıplar gibi sonuçlara neden olmaktadır. Bu çalışmada piyasadaki farklı maden sularının eroziv döngü içerisindeki etkileri değerlendirilmiş)r. Yöntem: Sığır dişleri çekildikten sonra temizlenmiş ve %0,1’lik )mol solüsyonunda bekletilmiştir. Diagnodent (Kavo Dental, Berlin, Almanya) değerleri on ikinin altında olan kırk diş çalışmaya dahil edilmiş)r. Zımparalanarak ölçümlere hazır hale getirilen bukkal yüzeyler yere paralel olacak şekilde epoksi reçineye gömülmüş ve rastgele beş gruba ayrılmış[r (n=8). Örnekler %1’lik sitrik asipe, 360C’de bir saat bekletilerek başlangıç erozyonu oluşturulmuştur. Eroziv döngü on dakika sitrik asit, elli dakika maden suyu olacak şekilde günde üç kez, üç gün boyunca sürdürülmüştür. Örnekler eroziv döngünün dışındaki zaman aralıklarında yapay tükürükte bekletilmiştir. Çalışma grupları Google Trends’te (Google, Alphabet Inc., ABD) son beş yılda en çok aranan beş maden suyu olan Avoya, Beypazarı, Freşa İnişdibi, Sarıkız olarak belirlenmiş ve kontrol grubu için distile su kullanılmış[r. Örnekler, başlangıç, erozyon sonrası ve eroziv döngü sonrasında, yüzey pürüzlülük (Suroest SJ-411, Mitituyo, Japonya) ve mikrosertlik (Falcon 400, Innovatest, Hollanda) ölçümleri yapılmıştır. İstatistiksel analiz için normal dağılım gösteren verilerde tekrarlı ölçümler varyans analizi ve tek yönlü varyans analizi; normal dağılım göstermeyen verilerdeyse Friedman ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Bulgular (sayısal ve/veya istatistiki veriler): Tüm gruplar için üç zaman noktasındaki sertlik verileri, lineer ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azalmıştır (p<0,001). Hiçbir zaman noktasında gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0.05). Pürüzlülük verilerindeyse tüm gruplarda erozyon aşaması anlamlı bir artış oluşturmuş (p<0,05) ancak erozyon sonrası ile döngü sonrası arasında anlamlı bir etki gözlenmemiştir (p>0,05). İnişdibi (p=0,401) ve distile su (p=0,137) grupları haricinde, başlangıç ile deney sonundaki ölçümler arasında anlamlı fark gözlenmiştir (p<0,05). Üç ölçümde de gruplar arasında anlamlı fark gözlenmemiştir (p>0,05). Sonuç(lar): Bu çalışmada elde edilen verilerle, başlangıçtaki erozyon etkisinin, eroziv siklus boyunca da devam ettiği; maden sularının kendi aralarında ve distile su ile deney boyunca anlamlı bir fark oluşturmadığı gözlenmiştir. Maden sularının diş yüzeyleri üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için farklı marka ve içeriklere sahip ürünlerle daha kapsamlı çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Aim: Erosive damage to the enamel surface causes permanent mineral loss in the hard )tissues of the teeth and leads to clinical consequences such as sensitivity, wear, and aesthetic loss. In this study, the effects of different mineral waters available on the market were evaluated within the erosive cycle. Method: Bovine teeth were extracted, cleaned, and soaked in a 0.1% thymol solution. Forty teeth with Diagnodent (Kavo Dental, Berlin, Germany) values below twelve were included in the study. The buccal surfaces, prepared for measurement by grinding, were embedded in epoxy resin parallel to the ground and randomly divided into five groups (n=8). The samples were immersed in 1% citric acid at 360C for one hour to create initial erosion. The erosive cycle was maintained three )times a day for three days, consisting of ten minutes in citric acid and fioy minutes in mineral water. The samples were kept in artificial saliva during the intervals outside the erosive cycle. The study groups were determined as the five most searched mineral waters on Google Trends (Google, Alphabet Inc., USA) in the last five years: Avoya, Beypazarı, Freşa, İnişdibi, and Sarıkız, and distilled water was used for the control group. Surface roughness (Suroest SJ-411, Mitituyo, Japan) and microhardness (Falcon 400, Innovatest, Netherlands) measurements were performed on the samples at the beginning, aoer erosion, and aoer the erosive cycle. For statistical analysis, normally distributed data were analyzed using repeated measures ANOVA and one-way ANOVA, while data not normally distributed were analyzed using the Friedman and Kruskal-Wallis tests. Findings: Microhardness data at all three time points decreased linearly and statistically significantly for all groups (p<0.001). No significant differences were found between groups at any time point (p>0.05). In roughness data, the erosion phase caused a significant increase in all groups (p<0.05), but no significant effect was observed between post-erosion and post-cycle (p>0.05). Significant differences were observed between the initial and final measurements in all groups (p<0.05) except the İnişdibi (p=0.401) and distilled water (p=0.137) groups. No significant differences were observed between the groups in any of the three measurements (p>0.05). Conclusion: The data obtained in this study indicate that the initial erosion effect continued throughout the erosive cycle; mineral waters did not show a significant difference among themselves or with distilled water throughout the experiment. To beper understand the effects of mineral waters on tooth surfaces, more comprehensive studies with products of different brands and contents are recommended.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Erozyon, Maden Suyu, Mikrosertlik, Erosion, Microhardness, Mineral Water

Kaynak

26. Restoratif Diş Hekimliği Derneği Kongresi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Deveci BA., Abacı DJ., Şahin M., Yanıkoğlu F. Farklı maden sularının eroziv döngüde mine üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi. 26. Restoratif Diş Hekimliği Derneği Kongresi, 8-10 Kasım 2025, Gaziantep.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren