Türk dış politikasında çok kutupluluk eğilimleri: Soğuk Savaş sonrası dönemde yeni denge arayışları

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

TESAM Ekonomik Siyasal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışmanın amacı, İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı olan Türklerin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik siyasal ve kimliksel yönelimine ilişkin algılarını ve tercih ettikleri devlet modelini incelemek ve hangi ideoloji ya da görüşteki yönetim tipine eğilim gösterdiklerini analiz etmektir. Araştırma, Urumiye ve Tebriz’de gerçekleştirilen nicel bir anketten elde edilen veriler üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda, İran Türklerinin İran devletinin kimliğini, siyasal yönelimlerini ve rejimin meşruiyetini nasıl algıladıkları incelenmiştir. Bulgular, İslam Cumhuriyeti’nin İran Türkleri nezdinde ikna edici bir meşruiyet zemini sunamadığını ve bu toplumsal kesimin rejimden giderek uzaklaştığını göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre İran Türkleri arasında yalnızca sınırlı bir kesim Ayetullah Humeyni’nin ilkeleriyle uyumlu İslamcı-Şii merkezli bir devlet düzenini desteklerken, çoğunluk ulusal çıkarları önceleyen seküler bir milli devlet anlayışına eğilim göstermektedir. Bu durum, İranlı Türklerin giderek “İranlılık” veya “Türklük” gibi ulusal ve seküler kimliklere yöneldiğini, bu durumun İslam Cumhuriyeti’nin ontolojik güvenliği açısından önemli bir handikap oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Yine de İranlılık paydasının İran Türklerinin çoğunluğu için kabul gördüğü görülmektedir. Bu minvalde İran Türkleri İslamcılığa dayanan kimlik aidiyetlerine pek ilgi göstermezken İran Türkleri nezdinde İranlılık kimliği ve Türklük kimliği öne çıkmaktadır.

This study aims to examine the function of nationalism in the face of socio-economic inequality in the Turkish context at theoretical and empirical levels. Nationalism is conceptualized not merely as political or cultural belonging, but as a mechanism of symbolic compensation and status substitution for individuals facing economic insecurity, status loss, and social inequality. Building on the inequality threshold hypothesis in the literature, the study analyzes the conditions under which nationalist identification intensifies and the point beyond which this function weakens. In the empirical section of the study, data from the 2024 Turkey General Social Survey (TGSS), a highly representative national-level institutional field survey, were used as a secondary data source; hierarchical regression analyses were conducted on the dataset, and quadratic terms were included in the models to test the nonlinear relationships between income and nationalist attitudes. The findings indicate that, despite a high level of economic pessimism and a perception of livelihood difficulties across society, national identity continues to serve as a strong sense of belonging. However, the findings also suggest that this mechanism loses its effect once inequality exceeds a certain saturation point. The inverted U-shaped relationship between income level and nationalist attitudes confirms that the capacity of nationalist discourse to mask and legitimize inequality is constrained by economic conditions.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İran İslam Cumhuriyeti, İran Türkleri, Meşruiyet, Ontolojik Güvenlik, Siyasi Yönelimler, Nationalism, Socio-economic inequality, Economic perception, National belonging, Turkish General Social Survey (TGSS)

Kaynak

TESAM Akademi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

13

Sayı

2

Künye

Özer, Ç. (2026). Türk Dış Politikasında Çok Kutupluluk Eğilimleri: Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Denge Arayışları. TESAM Akademi Dergisi, 13(2), 683-712.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren