Dil ve konuşma terapisi son sınıf öğrencilerinin ailelerle iş birliği deneyimleri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı, dil ve konuşma terapisi bölümü 4. sınıf öğrencilerinin klinik uygulamalar sırasında ailelerle kurdukları iş birliğine ilişkin algılarını, karşılaştıkları güçlükleri ve geliştirdikleri stratejileri ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırma, fenomenolojik desenle yürütülen nitel bir çalışmadır. Klinik uygulama stajını yürüten 4. sınıf Dil ve Konuşma Terapisi bölümü öğrencilerinden oluşan 22-24 yaş arası 10 kadın ve 2 erkek olmak üzere 12 katılımcı Amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Görüşme formu araştırmacılar tarafından alanyazın taranarak geliştirilmiş ve uzman görüşleri-pilot uygulama doğrultusunda son hâli verilmiştir. Veriler, sekiz soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Görüşmeler Microsoft Teams üzerinden çevrimiçi olarak yapılmıştır. Verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmış, inandırıcılığı desteklemek amacıyla katılımcı teyidi gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın verileri analiz edilerek “Roller ve Sorumluluklar”, “Terapötik Süreçte Karşılaşılan Güçlükler ve Baş Etme Stratejileri”, “Klinik Uygulamanın İletişimsel ve Profesyonel Becerilerin Gelişimine Katkısı” ve “Klinik Uygulamaya Hazırlık Sürecinde Eksiklikler ve Geliştirilmesi Gerekenler” olmak üzere dört ana tema ve alt temalar belirlenmiştir. Katılımcılar terapötik süreçte iletişim kurma, bilgilendirme, rehberlik etme ve aile katılımını destekleme rollerini benimsediklerini ifade etmiştir. Ailelerin sürece aktif katılımının sağlanması, ev içi uygulamaların izlenmesi ve geri bildirimlerin alınması terapistin sorumlulukları arasında belirtilmiştir. Katılımcıların terapötik süreçte ailelerin bilgi eksiklikleri, devamlılık sorunları ve evde yanlış uygulamaları gibi güçlüklerle karşılaştığı belirlenmiştir. Katılımcılar klinik uygulamanın etkili iletişim kurma, empati geliştirme ve profesyonel dil kullanma becerilerini güçlendirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcılar teorik eğitimin uygulamaya hazırlık açısından yetersiz kaldığını ve simülasyon, vaka analizi ile süpervizyon destekli çalışmaların eğitime dahil edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Sonuç: Katılımcıların ailelerle iş birliğin; bilgi paylaşımı, etkili iletişim kurabilme, süreklilik gösteren katılım ve rehberlik süreçleri çerçevesinde tanımladıkları görülmüştür. Terapötik süreçte katılımcıların ailelerden kaynaklanan çeşitli zorluklarla karşılaştıkları ve bu zorlukları farklı stratejiler geliştirerek yönetmeye çalıştıkları belirlenmiştir. Klinik uygulama sürecinin öğrencilerin hem iletişimsel hem de mesleki becerilerini geliştirmede önemli katkı sağladığı görülmüştür. Simülasyon temelli eğitimlerin ve süpervizyon destekli klinik hazırlık süreçlerinin güçlendirilmesi mesleki yeterliğin artırılması açısından önem taşımaktadır.

Purpose: Research shows that parents’ implementation of language interventions in daily routines improves children’s language skills, and parent training increases the effectiveness of therapy (Roberts & Kaiser, 2015; Fan et al., 2024). Families also expect emotional support, guidance, and information sharing from SLPs, which helps them feel like “therapy partners” (Levickis et al., 2020). These findings highlight that collaboration and joint goal setting are essential for sustainable outcomes in speech and language therapy. In Türkiye, studies on this topic are limited. Tokalak and Konrot (2024) explored therapists’ views on family involvement, while Zengin Akkuş et al. (2021) examined students’ family-centered behaviors. Although clinical practice duration is regulated by professional standards (ASHA, 2020), these standards mainly focus on technical skills and do not sufficiently emphasize broader competencies such as adaptation, reflective thinking, and lifelong learning. Lee et al. (2025) also reported that current standards do not systematically support higher-level skills. Therefore, qualitative studies examining students’ perceptions of family collaboration during clinical practice remain insufficient. This study aims to explore, through a qualitative approach, fourth-year speech and language therapy students’ perceptions of collaboration with families, the factors influencing this process, difficulties and coping strategies, and how these experiences contribute to professional development. Methods: This phenomenological qualitative study included 12 fourth-year speech and language therapy students (10 female, 2 male; aged 22–24) selected through purposive sampling. All participants were completing internships at university practice centers and had conducted at least four sessions with the same client. Ethical approval was obtained from Üsküdar University Non-Interventional Ethics Committee on 29/04/2025. Data were collected using a participant information form and semi-structured online interviews via Microsoft Teams. Interviews were transcribed and analyzed using Braun and Clarke’s (2006) six-phase thematic analysis. Member checking was conducted to enhance credibility. Results: Four main themes were identified: (1) Roles and Responsibilities, (2) Difficulties Encountered and Coping Strategies, (3) Contribution of Clinical Practice to Communication and Professional Skills, and (4) Deficiencies in Preparation and Areas for Improvement. Students described their roles as explaining therapy clearly, guiding families, and ensuring active participation. Families’ responsibilities included attending sessions regularly, applying strategies at home, and providing feedback. Students reported difficulties such as families’ limited knowledge, irregular attendance, poor listening during counseling, and incorrect home practices. Coping strategies included using concrete explanations, modeling techniques during sessions, designing engaging activities, and setting communication boundaries. Clinical practice contributed to students’ professional development by improving their ability to communicate effectively, simplify academic language, and show empathy, patience, and cultural sensitivity. Students also reported increased confidence in establishing secure therapeutic relationships. Finally, participants stated that university education was insufficient in preparing them for family counseling and suggested integrating simulations, role plays, case analyses, and supervision-supported practices into the curriculum. Conclusion: Fourth-year speech and language therapy students emphasized that collaboration with families is essential in clinical practice and contributes significantly to their professional identity and therapeutic skills. However, students reported a need for stronger training in family counseling and communication prior to internships. Integrating applied learning methods into the curriculum may improve students’ readiness and strengthen family-centered clinical practice. Keywords: family, collaboration with families, speech and language therapy, clinical practice, internship.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

aile, ailelerle iş birliği, dil ve konuşma terapisi, klinik uygulama, staj, family, collaboration with families, speech and language therapy, clinical practice, internship

Kaynak

Dil Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

2

Künye

Kanbur, B., & Oğuz, Ö. (2026). Dil ve Konuşma Terapisi Son Sınıf Öğrencilerinin Ailelerle İş Birliği Deneyimleri. Dil Konuşma ve Yutma Araştırmaları Dergisi, 2, 286-313.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren