Avrupa Birliğinde uygulanan koruma yaklaşımları ve Türkiye’de korunan alanların yasal statü ve kategorilerle incelenmesi
Date
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Access Rights
Abstract
Yaşanabilir bir çevre oluşturmak ve biyolojik çeşitliliği korumak yalnızca ulusal değil, küresel bir sorumluluktur. Bu doğrultuda dünya ülkeleri, doğal kaynakları korumaya yönelik statüler ve hedefler geliştirmiştir. Türkiye’de statüler uluslararası koruma sistemleri ile benzerlik gösterse de korunan alanların tespit, tescil, onay ve yönetim süreçlerinde sorunlar yaşanmaktadır. Aynı alanın farklı mevzuatlara göre birden fazla statüde tanımlanması ve bu statülerin farklı kurumlarca yönetilmesi, uygulamada zorluklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle kuramsal bir çerçeve oluşturulmuş; ardından analiz-sentez süreciyle Avrupa Birliği çevre politikalarıyla uyumlu olarak uygulanan uluslararası koruma sistemleri ile Türkiye’deki koruma yaklaşımları karşılaştırılmıştır. Üç örnek korunan alan türü olan IUCN Kategori I.b kapsamında değerlendirilen Milli Park, Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları, Ramsar Sözleşmesi kapsamında Ramsar Alanları üzerinden yasal, yönetsel ve uygulamaya dair çelişkiler tartışılmış; alanın yeri ile ilgili, alanın yapısı ile ilgili ve alanın gelişimi ile ilgili kriterler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Alanın yeri ile ilgili kriterler; büyüklük, yer (konum), ulaşım başlıklarında değerlendirilmiştir. Alanın yapısı ile ilgili kriterler; korunan alanlarda incelenecek ekolojik kriterler çerçevesinde detaylandırılmış (doğallık, tehlike altında olma, yenilenemezlik, zenginlik, azlık enderlik, bütünlük, temsil yeteneği) başlıklarında, alanın gelişimi ile ilgili kriterler ise korunan alana gelen ziyaretçilerin alanın özellik ve karakteristiğini bozmadan barındıracak tesislerin yapılması, gerekli yerlerde koruma-kullanım dengesi gözetilerek yapılan planlama çalışmaları, alanın bakımı ve temizliği ile idari ve teknik personel çerçevesinde değerlendirilmiştir. Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Yasa Tasarısı’na da yer verilerek mevcut sorunların giderilmesine yönelik sonuç ve öneriler geliştirilmiştir.
Creating a livable environment and conserving biodiversity constitute not only a national but also a global responsibility. In this context, countries around the world have developed various statuses and targets aimed at protecting natural resources. Although the protection statuses in Türkiye show similarities with international conservation systems, significant challenges arise in the processes of identification, designation, approval, and management of protected areas. The classification of the same area under multiple statuses based on different legislative frameworks, and their management by different authorities, leads to practical difficulties. In this study, a theoretical framework is first established; subsequently, through an analysis–synthesis process, international conservation systems implemented in alignment with European Union environmental policies are compared with conservation approaches in Türkiye. Legal, administrative, and practical contradictions are discussed through three sample protected area types: National Parks evaluated under IUCN Category I.b, Wildlife Development Areas, and Ramsar Sites designated under the Ramsar Convention. These areas are assessed within the framework of criteria related to location, structure, and development. Location-related criteria include size, geographical position, and accessibility. Structure-related criteria are elaborated within the scope of ecological parameters to be examined in protected areas, including naturalness, level of threat, non-renewability, richness, rarity, integrity, and representativeness. Development-related criteria are evaluated in terms of the construction of facilities that accommodate visitors without compromising the characteristics and integrity of the area, planning practices that maintain a balance between conservation and use where necessary, as well as maintenance, cleanliness, and the provision of administrative and technical personnel. The study also addresses the Draft Law on the Protection of Nature and Biodiversity and develops conclusions and recommendations aimed at resolving existing issues.










